Türkçe şiir denince akla gelen on şair ve eserleri

 

Yazılı ve sözlü edebiyatta yeri hep ayrıdır şiirin. Yetkin şairler, insanlığın aşina olduğu en sıradan unsurları da en ulvi hisleri kendi potalarında eritebilir. İşte, bir okur için bu iki zıt kutbun büyülü bir anlatımla sunulması çok değerli. Şiir bu anlamda her zaman özel ve tılsımlı olmaya devam edecek. Türkçe şiir kitaplarından hazırladığımız on kitaplık seçkiye göz atmadan geçmeyin.

1- Hasretinden Prangalar Eskittim, Ahmed Arif

Türk edebiyatının unutulmaz şairlerinden Ahmet Arif, en sevilen şiirlerinin bir araya geldiği Hasretinden Prangalar Eskittim kitabı ile edebiyatseverlerin gönlünde taht kuruyor. İlk baskısı 1968 yılında yapılan şiir kitabı, yeni baskılarıyla yaklaşık 50 yıldır okur kitlesini genişletmeye devam ediyor. Nefes kesici dizeleriyle okurlarının yüreğine dokunan Hasretinden Prangalar Eskittim, şairinin yaşamı ve fikir dünyasına dair eşsiz bilgiler sunuyor. Bu kitabı elinize aldığınızda, Ahmet Arif’in ince ruhu ve mücadelelerle dolu yaşamına hayranlık duymaktan kendinizi alamayacaksınız.

2- Henüz Vakit Varken Gülüm, Nâzım Hikmet Ran

Henüz vakit varken, gülüm,
Paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri
Volter Rıhtımı'nda dayayıp seni duvara
öpmeliyim ağzından
sonra dönüp yüzümüzü Notrdam'a
çiçeğini seyretmeliyiz onun,
birden bana sarılmalısın, gülüm,
korkudan, hayretten, sevinçten
ve de sessiz sessiz ağlamalısın,
yıldızlar da çiselemeli
incecikten bir yağmurla karışarak.

 Bu kitap, hem Türk şiirinde büyük bir çığır açmış, hem de modern dünya şiirinde Türkçeye yer açmış bu büyük şairle tanışmak için güzel bir buluşma yeri olması umuduyla hazırlandı.

3- Pulbiber Mahallesi, Didem Madak

Şair Didem Madak son kitabı Pulbiber Mahallesi Metis’ten çıkıyor. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayımlanan, Grapon Kâğıtları (İnkılap, 2000) ve Ah'lar Ağacı (Everest, 2002) isimli iki kitabı bulunan Madak, kendine özgü sesi, şiire yaklaşımı ve hayata bakışı ile dikkat çeken bir şair.

4- Dokuza Kadar On, Özdemir Asaf

Yalnızlık paylaşılmaz…

Paylaşılsa yalnızlık olmaz.

5- Kim Bağışlayacak Beni?, Birhan Keskin

Günün saf ışığı yavaş yavaş ovadan geçecek birazdan. Dağların ardında eflatun bir perde gibi dalgalanacak. Sonra ışık hızıyla -evet ışık hızıyla- camın karnından içeri, durgun, sessiz ve hep öyle kalacakmış gibi yayvan odaya vuracak. Bir kapı, ötekine gıcırtıyla gerinerek açılacak, mutfakta çayın sesi demlenmeye başlayacak.

6- Göğe Bakma Durağı, Turgut Uyar

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım.

Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından

Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar. Şu aranıp duran korkak ellerimi tut

Bu evleri atla bu evleri de bunları da

Göğe bakalım.

7- Şiir Denizi 1, Ümit Yaşar Oğuzcan

Ozan, şiirini yazarken, belleğindeki tüm sözcüklerden anlatmak istediğine en uygun olanları bulmak, sonra da sezgisiyle, özeniyle ve ustalığıyla bu sözcükleri yan yana, alt alta getirerek şiirini kurmak zorundadır. Bu konuda bilinmesi gereken tek kural, her söz dizisinin şiir olmadığı ama her şiirin bir söz dizisi olduğudur."

8- Otuz Beş Yaş - Bütün Şiirleri, Cahit Sıtkı Tarancı

Usta Şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın Otuz Beş Yaş şiirinin akıllara kazınan bu dizeleri karşısında, derin bir nefes alıp uzaklara bakmamak mümkün değil. Çünkü doğanın acı kanunu ya! Şakaklarınıza er ya da geç kar yağar, yüzünüzde bir bir çizgiler belirir; aynada size bakan solgun yüz, gün gelir yedi kat el gibi olur. İnsan hangi yaşta olursa olsun, geçip giden ömür ve günbegün durulan yürek çarpıntısı karşısında amansız bir hüzne boğulur. İşte böyle zamanlarda bu hüznün yaşı, insan ister yedisinde olsun ister 70’inde, Cahit Sıtkı’nın mirasıyla bizim dilimizde 35’tir.

9- Gelmiş Bulundum, Edip Cansever

Şiirler yazdım, kitaplar okudum

Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum

Derinlerde kaldım böyle bir zaman

Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki

mutluluktan.

Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşamsefaları

Söyleşin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum

10-Gökyüzü Herkesindir, Zülfü Livaneli

Zülfü Livaneli,  “Hep bir ağızdan türkü söyleyen” bir halkın sesi oldu. Onun ezgileri ve dizeleriyle halklar arasında dostluk köprüleri kuruldu, gidenlerin ardından yaslar tutuldu. Bireysel olanla toplumsal olanın iç içe geçtiği bir çağda, Livaneli’nin sözleri, “Gökyüzü herkesindir”, “Dünyayı güzellik kurtaracak” diyenlerin umudu oldu… 

Gökyüzü Herkesindir, Türkiye’nin kuşaktan kuşağa aktarılan şiiri. 

 


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın