BÜYÜLÜ DİLLER ARASINDA

Çantamdaki Kitaplar

Elif Türkölmez

elifturkolmez@gmail.com

Bu ay okuduğum kitapların dilleri beni sıcak bir hırka, yumuşak bir eldiven, dostça bir kucaklaşma gibi sarıp sarmaladı.

Vüs’at O. Bener’in Kapan’ıyla dolaştım durdum sokaklarda bu ay. İncecik bir öyküler toplaması. Çabuk bitti. Açıp tekrar tekrar okudum. Kütüphaneye iade etme günü geldiğinde ise ayaklarım geri geri gitti.

Uzattığım kitabın kapağına şöyle bir baktıktan sonra “Beğendiniz mi?” diye sordu görevli memur.

“Evet!” dedim sadece.

Vüs’at O. Bener’

“Vüs’at Bey bence bir dahi. İsmiyle müsemma, gepgeniş bir zihin ve kalp. Devetüyü renkli paltonun ortadan kaybolma hikayesinde, 'Nihal’in sol koluna dokunduğu palto' diye bahsediyor paltodan. Ah! Bu cümle üç gün aklımdan çıkmadı. Onunla yatıp onunla kalktım. Nihal’in sol koluna dokunduğu palto...” diyemedim. 

Size deyivereyim.

Vüs’at Bey'i, arada, açın okuyun.

Onda muazzam bir durugörü ve duruanlatım var.

Kalbiyle dili bir.

Pınar’ın (Öğünç) yeni öykü kitabı Beterotu’nu Burcu (Aktaş) İzmir’e geldiğinde getirmişti bana. Böyle, dostlar arasında dostların kitaplarının dolaşması pek güzeldir. Birine giderken kitap götürmek bir de... Kitap kadar olmasa da güzel olan bir başka hediye ise güllü lokum olabilir. Kitap ve güllü lokum bir arada kalbimi çalabilir.

Beterotu, Pınar Öğünç, İletişim Yayınları

Pınar’ın dantelli dili, ama bir yerinde zamanın acımışlığıyla küf yahut inatçı bir vişne reçeli lekesi barındıran bir dantel, sonbaharın melankolik havasına çok yakıştı. Günümüz Türkiye’sini anlatan öyküler, Pınar’ın gazeteciliğinden gelen bir hünerle, gözlem ve ayrıntı zenginliğiyle dolu. Yarına kalacak bir kitap bu.

Ve sanırım bu ay en uzun kalan refakatçim bir gerçek hayat anlatısı oldu: Talebe.

Tara Westover’ın kendi hayatını anlattığı kitap, Mormon ailesinden kaçıp önce Harvard sonra Cambridge’de eğitim alan Tara’nın ‘kendini inşa öyküsü’.

Tara Westover, Talebe, Domingo Yayınları

Sürükleyici bir dili, ilham veren bir yanı var bu kitabın. Bir de sanıyorum benim için en güzel tarafı bu kitabın, yazarın bitkilerden, kayalardan, havadan, rüzgardan, yani aslında tüm bir doğadan bahsederkenki muazzam büyülü, sıradışı ifade yeteneğiyle, harikulade sözcükleriyle tanışmış olmaktı.

Annesi, babası, ağabeyleri, büyükanneleri ve ormandan ayrıldıktan sonra karşılaştığı herkesi öyle incelikli görüyor ve anlatıyor ki Westover, onunla tanışan her okur bir roman yazmasını sabırsızlıkla bekleyecek gibi görünüyor.


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın