SEVGİ SOYSAL 83 YAŞINDA!

Tante Rosa, Tutkulu Perçem ve Yenişehir'de Bir Öğle Vakti eserleriyle tanınan Sevgi Soysal 30 Eylül 1936 yılında mimar-bürokrat bir babayla Alman bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Bir aşk çocuğuydu Sevgi Soysal. Annelese Rupp adıyla doğan annesi, Soysal'ın babası Mithat Bey'e öylesine aşık olmuştu ki sadece ülkesini ve inançlarını değil, adını da geride bırakmış ve Aliye ismini almıştı. Bu büyük aşk Sevgi Soysal’ın Tante Rosa’daki satırlarına da sızdı daha sonra.

1952’de Ankara Kız Lisesi’ni bitiren Sevgi Soysal bir süre Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde arkeoloji okuduktan sonra 1956 yılında şair ve çevirmen Özdemir Nutku ile evlendi ve birlikte Almanya’ya gittiler. Göttingen Üniversitesi’nde arkeoloji ve tiyatro derslerini izleyen Soysal 1958’de Türkiye’ye döndü ve Korkut adını verdikleri bir oğlu oldu. Ankara’da Alman Kültür Merkezi ve İrtibat Bürosu’nda ve Ankara Radyosu’nda çalışırken toplum karşısında bireyin tedirginliğini öne çıkaran “yeni gerçekçilik” akımından izler taşıyan öykü ve yazıları DostYelkenAtaçYeditepe ve Değişim dergilerinde yayımlandı. Bu sırada kısa bir oyunculuk tecrübesi de yaşadı Soysal, 1961’de Ankara Meydan Sahnesi’nde Haldun Dormen’in yönettiği Zafer Madalyası adlı oyunda rol aldı ve bu oyun sırasında tanıştığı Başar Sabuncu ile 1965'te evlendi. İlk öykü kitabıTutkulu Perçem de bu sıralarda, 1962 yılında yayımlandı.

1965-69 yılları arasında Papirüs ve Yeni Dergi’de öyküler yayımlayan Soysal 1968’de teyzesi Rosel’in kişiliğinden yola çıktığı ve birbirine bağlı öykülerden oluşan Tante Rosa’yı kaleme aldı. 1970’te kadın-erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği ilk romanı Yürümek ise yazara TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü kazandırdı.

12 Mart Muhtırası tüm ülkeyi olduğu gibi, Sevgi Soysal'ın hayatını da derinden etkiledi. Yürümek, müstehcenlik gerekçesiyle toplatıldı ve Sevgi Soysal, kısa bir tutukluluk sürecinin ardından TRT’den ayrılmak zorunda kaldı. TRT'den ayrılmadan önce Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde Mümtaz Soysal'la yaptığı röportaj yeni bir birlikteliğin de ilk adımı oldu ve Başar Sabuncu ile evliliklerini sona erdi. Anayasa Profesörü Mümtaz Soysal’la, Soysal’ın komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklu kaldığı Mamak Cezaevi’nde evlendiler. Kısa süre sonra da Sevgi Soysal, Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu’na alınacaktı.

Sekiz ay kaldığı Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu'nda Oya Baydar ve Behice Boran gibi birkaç ünlü isimle de koğuş arkadaşıydı Sevgi Soysal. İki buçuk ay da sürgüne gönderildiği Adana’da kaldı. Cezaevinde yazdığı Yenişehir’de Bir Öğle Vakti adlı romanı yazara 1974 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı’nı getirdi. Kızları Defne Aralık 1973’te, Funda ise Mart 1975’te doğdu. Adana’da sürgünde bulunan bir kadının başından geçen olaylar etrafında 12 Mart’ı eleştirdiği romanı Şafak 1975’te yayımlandı. Politika gazetesinde tefrika edilen cezaevi anıları ise 1976 yılındaYıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu başlığıyla kitaplaştırıldı.

Aynı sıralarda göğsünde fark ettiği bir kitle Soysal'ın hayatını bir kez daha tepetaklak etti. Sevgi Soysal meme kanserine yakalanmıştı. 1975 sonbaharında bir göğsü alındı. Ancak kanser bile yazmaktan alıkoyamadı Soysal'ı, hastalık izlenimlerini ve 12 Mart sonrası değişimi anlatan öykülerini topladığı Barış Adlı Çocuk, 1976’da yayımlandı. Eylül 1976’da bir ameliyat daha geçirdi ve tedavi için eşiyle birlikte Londra’ya gitti. Kanser üzerinde çalıştığı son romanı Hoş Geldin Ölüm’ü tamamlamasına müsaade etmedi ve Sevgi Soysal 22 Kasım 1976’da aramızdan ayrıldı. Kırk yıllık ömrüne birbirinden değerli eserler sığdırmayı başaran Sevgi Soysal'ı 83. doğum gününde özlemle anıyoruz.

Satın almak için tıklayınız.

Satın almak için tıklayınız.

Satın almak için tıklayınız.

Satın almak için tıklayınız.

Satın almak için tıklayınız.

Satın almak için tıklayınız.

Satın almak için tıklayınız.

Satın almak için tıklayınız.

Satın almak için tıklayınız.


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın