21. Yüzyıl Çölünde Bir Vaha: Büyülü Gerçekçilik

 

Büyülü gerçekçilik, sıradışı olanın sıradanlaştığı, hayalle gerçek gibi ölülerle dirilerin kolaylıkla yan yana durabildiği, yepyeni bir gerçeklik algısının inşasıdır. Çoğu sanat akımında kendini göstermişse de en çok edebiyata yakıştırılmış olacak ki çoğumuz bunu bir edebi terimden ibaret biliriz…

Bu hafta, akımın büyüsüne kapılmak isteyenlerin okumadan geçemeyeceği beş eseri derledik.

 

1- Yüzyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia Marquez 

Nobel Ödüllü Kolombiyalı Yazar Gabriel Garcia Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık romanı, gerçeklik kavramına kattığı olağandışı boyutla, yayımlandığı 1967’den bugüne edebiyat dünyasındaki değerini korumaya devam ediyor. Marquez’in 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü almasını sağlayan roman, edebiyat dünyasına yazarın kazandırdığı “büyülü gerçekçilik” akımının en ihtişamlı örneğini oluşturuyor.

Marquez’in kendi hayatından yola çıkarak kaleme aldığı Yüzyıllık Yalnızlık, gerçekçi anlatımının yanı sıra fantastik kurgusuyla dünya edebiyatının kültleri arasında yer alıyor. Yazarın iki yıldan daha kısa bir sürede tamamladığını dile getirdiği eser, kendisinin de ifadesiyle 15-16 yıllık düşünsel birikiminin eseri olarak onun çocukluk yıllarının sanatsal bir anlatımı niteliğini taşıyor.

2- Sevilen, Toni Morrison

Kölelik cehennemine içeriden bir gözle bakan Sevilen, çocuklarıyla birlikte kölelikten kaçan bir kadının özgürlük savaşını anlatıyor. Geçmişin ağırlığını omuzlarından yıllar sonra dahi indiremeyen, onun hayaletleriyle boğuşan Sethe, annelik vicdanıyla, kadınlığıyla ve ait olduğu toplumla hesaplaşıyor. Kadınlık ve annelik duygularıyla müthiş bir şekilde harmanlamış Toni Morrison'ın bu dev eseri, zalimliklerle dolu bir tarihe ışık tutarken, siyahi bir ailenin merkezinde çok kişisel bir varoluş hikâyesinin duygu dolu inceliklerini ıskalamamayı başarıyor.
Acı ve güzelliği yan yana getiren şiirsel diliyle Toni Morrison'a Pulitzer Ödülü'nü kazandıran Sevilen, büyülü atmosferi ve doğaüstü detaylarıyla fazlasıyla sahici bir masal...

3- Ruhlar Evi, İsabel Allende

Şili'nin seçimle iş başına gelen, askeri bir darbeyle devrilip öldürülen Marksist başkanı Salvador Allende'nin son saatleri nasıl geçti? Nobel ödüllü büyük şair Pablo Neruda'nın cenaze töreni, faşist diktatör Pinochet'nin onca baskısına karşın, nasıl bir gösteriye dönüştü? Clara del Valle neden dokuz yıl konuşmadı ve öldüğü zaman nasıl oldu da annesinin kesik başıyla birlikte gömüldü? Bunlar, Isabel Allende'nin bu romanında yer verdiği ilginç olaylardan bazıları. Isabel Allende, Latin Amerika'nın yetiştirdiği en büyük romancılardan biri. Ruhlar Evi adlı bu ilk romanında, bir ailenin üç kuşağını, yetmiş yıllık bir süreç içinde, Márquez'e yaklaşan bir ustalıkla dile getiriyor. Romanda, yaşayan kişilerle geçmişin ruhları iç içe. Latin Amerika edebiyatının büyülü gerçekçilik geleneği, bu romanda da bütün görkemiyle hüküm sürüyor. Sınırsız bir hayal gücü ve anlatım ustalığı, Isabel Allende'yi çağımızın en başarılı romancılarından biri yapıyor.

4- Usta ile Margarita, Mihail Bulgakov

Stalinizmin en karanlık günlerinde kaleme alınmış Usta ile Margarita, sihirbaz kılığında 1930’lar Moskovası’na gelen şeytanın şehri birkaç gün içinde sersem etmesini, rejimin ardındaki korkaklık ve ikiyüzlülüğü ortaya çıkarmasını anlatıyor. Sihirbaz Woland kılığındaki şeytan, refakatçileriyle birlikte Moskova’nın üzerine bir kâbus gibi çöker. İsa’yı ölüme gönderen Pontius Pilatus üzerine bir roman yazmış, kendisine “usta” diyen münzevi bir yazarsa eskiden rejime bağlılığı tartışılmaz birçok kişiyle birlikte akıl hastanesindedir. Sevgilisi Margarita, hem tutkuyla bağlı olduğu aşkını kurtarmak hem de intikamını almak için ruhunu şeytana satmaya karar verir ve yangınlar, fırtınalar ve şeytani balolar şehri kasıp kavurmaya başlar. Moskova’yı çalkalayan karnavalın “usta”nın romanından eski Kudüs sahneleriyle birleştiği başyapıt, karanlık komedinin altındaki susturulamamış başkaldırısını bugün de sürdürmeye devam ediyor.

5- Sahilde Kafka, Haruki Murakami

Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir düzenek gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibi peşindedir Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar. Sahilde Kafka, XXI. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kitapları bağımlılık yaratan kült yazar Haruki Murakamiden, hayatın yavan gerçekliğine karşı büyülü bir dünyanın kapılarını açan bir roman.


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın