Şeker mi şaka mı?

 

Cadılar Bayramı’na sayılı günler kala, ürpertici hikâye müdavimi okurlar için derlediğimiz listeyle karşınızdayız.

1- Cadılar Bayramı Ağacı, Ray Bradbury

Özel günler için yazılmış, hem çocukların hem de yetişkinlerin okuyabileceği bazı benzersiz öyküler vardır; Charles Dickens’ın Bir Noel Şarkısı örneğin. Ya da Ray Bradbury’nin ürkütücü romanı Cadılar Bayramı Ağacı. Sekiz erkek çocuğu Cadılar Bayramı gecesinde kasabanın kıyısındaki perili evde toplanmışlardı. Ancak arkadaşları Balbağı beklenmedik bir şekilde ortadan kaybolduğunda onu bulmak zorunda olduklarını biliyorlardı. Onlara yardım edebilecek tek kişi ise uzun boylu ve gizemli biri adamdı. İşte bu adamın anlatacağı geçmişe dair hikâyelerle çocuklar, uzak diyarlardaki sonbahar manzaralarında esen siyah rüzgâra binip yılın bu karanlık döneminde başka yerlerde bu bayramın nasıl kutlandığına şahit olacaklardı.

2- Bir Noel Şarkısı, Charles Dickens

Soğuk ve kapalı hava, kasvetli ve karanlık bir yazıhane, açgözlü ve pinti ihtiyarımız Ebenezer Scrooge. Geçmiş, Şimdi ve Gelecekteki ruhu kendisiyle hesaplaşmak üzere Ebenezer Scrooge'a görünür. Ebenezer, gerçeklerle yüzleştikçe içinin aydınlığı metne de yansıyacak ve sonunda okurların içini ışıtacak. Charles Dickens'tan hem büyüklere hem küçüklere yönelik olağanüstü bir öykü sizleri bekliyor.

3- Batman-Bitmeyen Cadılar Bayramı, Jeph Loeb

Kimseye güvenemeyeceğini öğrenen kostümlü bir kahraman. Çalışmalarını işaretlemek için özel günleri kullanan bir seri katil. Yıkılan bir imparatorluğa tutunmaya çalışan bir suç baronu. Ucubeler için bir sığınak hâline gelen, gangsterler tarafından kuşatılmış bir şehir. Korkunç bir sırrı gizlemeye çalışan dürüst bir savcı. Kara şövalye dedektifi baştan çıkarmaya çalışan karanlık bir kadın. Ve sonsuza dek parçalanacak bir arkadaşlık.

4-  Drakula, Bram Stoker

Edebiyatın en korkunç hikâyelerinden biri olarak kabul edilen Bram Stoker’ın Drakula’sı, yüzyılı aşkın bir zamandır bizi ürkütmeyi başarıyor. Çünkü onun vampirinin inandırıcılığı hepimizin içine, sürekli yeşeren bir şüphe tohumu ekti.  Genç hukuk müşaviri Jonathan Harker’ın iş için Transilvanyalı Kont Drakula’nın şatosuna gitmesiyle başlayan; âşık sevgililerden, vampir avcılarına; gemilerden tımarhanelere ilerleyen “ölümsüz” bir başyapıt.

5- Kafes, Josh Malerman

Dışarıda bir şey var… Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor. Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı. Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat... Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?

6- Dr. Jekyll ile Bay Hyde, Robert Louis Stevenson

Stevenson yinelenen kâbuslarında çifte yaşam sürüyor; gündüzleri saygın bir doktor olarak çalışırken geceleri sokaklarda geziniyordu. Dr. Jekyll ile Bay Hyde işte bu kâbuslardan doğdu. 1886'da yayımlandığında İngiltere ve Amerika'yı kasıp kavuran yapıt, çok sayıda tiyatro ve sinema uyarlamasıyla bir popüler kültür efsanesine dönüşerek günümüze kadar geldi. Victoria döneminin değerlerine uygun olsa da, olay örgüsü günümüzün toplumsal ve psikolojik kaygılarına denk düşecek biçimde yeniden işlenebilmesine elveriyordu. Bir yandan da, bunca şan şöhretin gölgesinde kalan edebi derinliği ve çok katmanlılığıyla farklı düzeylerde okunabilecek bir metin olarak varlığını sürdürdü. Ruhla bedenin arzuları arasındaki ezeli çatışmadan söz ederken Victoria toplumunun ikiyüzlülüğünü yeren ve psikoloji alanında Freud'un kuramlarını haberleyen gelişmelerle kan bağı bulunan, çağının ötesinde bir başyapıt olarak...

7- Biz Hep Şatoda Yaşadık, Shirley Jackson

Dünyadan gizlenerek yaşayan iki kız kardeş ve gölgesini geçmişten bugüne, onların üzerine düşüren gizemli bir olay... Usta yazar Shirley Jackson, bu kısa ve mücevher misali pırıl pırıl romanda ters köşelerle örülü bir öykü anlatıyor, okura tuzaklar ve yanılsamalarla dolu bir zemin sunuyor. Biz Hep Şatoda Yaşadık, inişleri ve çıkışları, anlatımdaki mahir sıçrayışlarıyla Shirley Jackson’ın dehasını ortaya koyuyor; üstelik karşılaşacağınız en tuhaf ve cazip roman kahramanlarından biriyle, Merricat ile tanışmanızı sağlıyor. Merricat, onu mahvedecek hakikatlerin karşısında hayallerinin sayesinde dimdik duruyor, ne ki bazı hayaller, kâbuslarla koyun koyuna uyuyor.

8- Edgar Allan Poe Bütün Hikâyeleri, Edgar Allan Poe

Kelimeler her daim kuşku taşır içinde. 19. yüzyılın gerilim, korku, polisiye ve gizem yazarlarından olan Edgar Allan Poe, Amerika ve dünya edebiyatının en büyük yazarları arasında yer alır. Korku türüne öncülük etmesinin yanı sıra kendisinden sonra pek çok ismin faydalanacağı yaratıcılıkta hikâyeler yazmış öyle ki bu hikâyelerle Arthur Conan Doyle’nun yarattığı dünyaca ünlü Sherlock Holmes’ a ilham olmuştur. Döneminde hikâyeleri gerektiği değeri görememiş olsa da zorlu yaşamının sona ermesinden sonra zekâsı ve üslubuyla günümüzde hâlâ gerilim ve polisiye türünde çokça merak edilen ve okunan bir yazar olmuştur. Bütün hikâyelerini bir araya topladığımız bu özel basımda, onun şaşırtıcı zihninin ürünü olan bazen kelime oyunları bazen felsefi yaklaşımları bazen yaratıcılıkla birleşen hikâyeleri gerilim dolu kapıları aralayarak korku seven okuru kendi dünyasına davet ediyor.

9- Hayvan Mezarlığı, Stephen King

Daha önce beyazperdeye de aktarılan bu eser, hâlâ yayımlandığı günkü kadar popüler.

Dr. Louis Creed ve ailesi eski Kızılderili mezarlığındaki ruhların gazabına uğramışlardı... Bunun elbette ki nedenleri olmalıydı! Stephen King okurlarını, doğaüstü olaylarla bezenmiş heyecanların doruğuna götürüyor.

10- Siyahlı Kadın, Susan Hill

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan, ünlü İngiliz polisiye yazarı Susan Hill’in kitabı Siyahlı Kadın, Arthur Kipps’in genç bir avukatken başına gelenleri anlatıyor.
Noel arifesi gecesiydi. Arthur Kipps ve ailesi, şömine ateşinin başında toplanmış, hayalet hikâyeleri anlatarak eğleniyorlardı. Fakat bu eski geleneği canlandırmak için ısrar eden çocukların, Arthur’un herkesten gizlediği ve unutmaya çalıştığı trajik bir hikâyesi olduğundan haberleri yoktu. Genç bir avukatken iş için İngiltere’nin ücra bir köşesine gönderilen Arthur Kipps, ıssız bataklıklar ortasındaki karanlık Eel Marsh Evi’nde geçirdiği korkunç günleri şimdiye dek kimseye anlatmadı. Ona kalsa anlatmak bir yana, yaşadıklarını anımsamak bile istemezdi ama zihninin derinliklerine sürgün ettiğini sandığı hikâye artık dile getirilmeyi talep ediyordu. Böylece Arthur, ruhunun kuytu köşelerine gizlenen şeytanları çıkarmak için Eel Marsh Evi’nin, evin yapayalnız ölen sahibi Alice Drablow’un ve onun korkunç sırrının hikâyesini yazmaya başladı. Siyahlı Kadın, ünlü İngiliz polisiye yazarı Susan Hill’in usta kaleminden Gotik edebiyatın   ölümsüzlüğüne şahitlik eden ürpertici, büyüleyici bir hayalet hikâyesi.

11- Sherlock Holmes Baskervillelerin Köpeği, Arthur Conan Doyle

 “…Orada korkunç bir şey dikiliyordu, dev gibi ve kapkara bir yaratık. Köpeğe benziyordu, ama bir insanın görüp görebileceği bütün köpeklerden daha büyüktü.” Baskerville’lerin Köpeği, Sir Arthur Conan Doyle’un en gözde öykülerinden biridir. Öyle ki, sonraki yıllarda bu devasa köpeğin üzerine makaleler yazılmış, pek çok eser için ilham kaynağı olmuştur. Kendini akıl almaz olayların içinde bulan Sherlock Holmes dahi, “İlgilendiğim beş yüz vakanın içinde bu kadar derinlere inen başka bir vaka olduğundan emin değilim,” diyecektir.

12- Kadife Kutudaki Hayalet, Joe Hill

Judas Coyne gerçek bir cinayet filmi gibi meşum nesneler toplayan orta yaşlı bir death metal rock yıldızıdır. Çevresindekiler, onun, gençliğinden beri garip nesnelere karşı zaafı olduğunu bilirler. Fakat sahip oldukları içinde, o gün internette açık artırma ile sunulan nesne kadar garip bir şey yoktur. Judas kendine engel olamayıp elini cebine atar. Judas huzursuz bir ruh tarafından sürekli rahatsız edildiği söylenen bir ölünün siyah takım elbisesini, korkmadan bin dolara satın alır. O zaten tüm yaşamı boyunca hayaletlerle başa çıkmaya alışıktır: tacizci babası, umursamadan terk ettiği sevgilileri, ihanet ettiği arkadaşlar... Bir tane daha hayaletin ona ne zararı olurdu ki? Ne var ki, kargo şirketinin kapısına getirdiği siyah kalp şeklindeki kutunun içindeki sanal ya da iyi huylu bir hayalet değildir. Bu gerçek bir hayalettir!

13- Gölgelerden Gelen Korku, Howard Phillips Lovecraft

Masadaki ceset kör ve korkunç bir şekilde etrafı yoklayarak doğrulmuştu, bir ses duyduk. Bu sese bir ses diyemem, çünkü çok korkunçtu. Ama tonu korkunç olan tek şeyi değildi. Mesajı da değildi, yalnızca çığlık atmıştı; “Zıpla, Ronald, Tanrı aşkına, zıpla!” Korkunç şey, onun kaynağıydı. Çünkü ses, sürünen karanlık gölgelerin iğrenç köşesindeki geniş, üstü kapalı fıçısından gelmişti. Howard Phillips Lovecraft; Stephan King, Bentley Little, Joe R. Lansdale ve Neil Gaiman‘ın bulunduğu birçok yazarına esin kaynağı oldu.

14- Korku Hikâyeleri, Robert W. Chambers

Aklınızı sürekli meşgul edecek etkisinden kolay kurtulamayacağınız ve size baştan sona etkisine alacak kadar sıradışı, gizemli, korku yüklü Hikâyeler... Chambers okuyucuyu, soğukkanlı ve acımasız anlatımıyla diken üstünde tutuyor.

15- Fantom - Vampir Günlükleri - Avcılar vol.1, L. J. Smith

Evdeyim! Fell's Church kasabasında yaşayan hiç kimse, Kurucular Günü'nden bu yana hayatın her zamanki gibi devam etmediğini bilmiyor. Ben ve en yakınlarım hariç. Başardık. Herkesi kurtardık. Damon dışında. İçimdeki bu umut dolu his ne kadar tuhaf ve saçma. Ya bir şekilde Damon ölmemişse, diye düşünüp duruyorum. Sonra umudum tükeniveriyor, çünkü o öldü ve bunu kabullenmem gerek. Eğer güçlü kalmak istiyorsam, kendime yalan söyleyemem. Ama o umut kırıntısından bir türlü kurtulamıyorum. Ya hiçbir şey bildiğimiz gibi değilse?

 


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın