15 Kült eser ve özel kapak tasarımları

Önemli olan iç güzelliği ama tasarım harikası kapağı olan bir kitaba karşı koymak pek mümkün değil. Dünya edebiyatına içerikleriyle damga vurmuş on beş kült eserin en az içerikleri kadar sanatsal ve iddialı özel kapak tasarımları.

                                                                                        1-Çavdar Tarlasında Çocuklar, J.D. Salinger.                                                                                        

  Görseldeki kapak tasarımı, E. Michael Mitchell, 1951                                                                                                  

 Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

Romanda, Holden’in okuldan atılması ile başlayan hikâye onun evden uzaklaşması sonucu başına gelenler ile devam ediyor. Daha önce de iki okuldan kovulan kahramanımız bu olay sonucunda ailesi ile yüzleşmemek için evden kaçıyor. Bavullarını alarak tarih öğretmeninin yanına gelen Holden, hocasının tutumundan rahatsız oluyor ve burada fazla uzun süre kalmıyor. Ergenlik çağının getirdiği isyankâr tutum ile yetişkinlerin düzenine adeta kafa tutan kahramanımızın bir sonraki durağı öğrenci yurdu oluyor. Fakat buradan da arkadaşları ile tartıştığı için ayrılmak durumunda kalıyor. Evden uzakta geçirdiği bu birkaç günü, otel odalarında ve sokakta geçirirken yaptığı gözlemler ve başına gelenler bize eğlenceli bir dil ile aktarılıyor. Ona tek yardım etmeye çalışan kız kardeşi ile buluşmaları, yolunda gitmeyen aşk hayatı ve çevresindeki ikiyüzlülüklerden bunalan tavrı bizi bir anda Holden’ın isyanına ortak ediyor.

                                                                                                                                  2- Sapık, Robert Bloch                                                                                                                                     

Görseldeki kapak tasarımı, Tony Palladino, 1959                                                                                          

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

Robert Bloch, yirminci yüzyıl korku-gerilim edebiyatının en üretken ve yenilikçi zihinlerinden; Alfred Hitchcock tarafından sinemaya uyarlanan ve yıllardır tartışma konusu olan romanı Sapık’sa yazarın en başarılı ve en sansasyonel eseri. Dönemin korku salan psikozlu katili Ed Gein’in gerçek yaşamından esinlenen Sapık en az ünü kadar sert ve sapkın bir roman. Karanlık ve fırtınalı bir gecede yolunu kaybeden Mary Crane yol kenarında Bates Motel tabelasını gördüğünde tükenmiş bir haldeydi. Motelin sahibi Norman Bates tuhaftı ama iyi biri gibi görünüyordu. Norman Bates kadını odasındaki delikten izliyordu. Ama anne oradaydı. İğrenç düşüncelerinden Norman’ı korumak için gelmişti. Ve elinde bir bıçak tutuyordu… Tepenin yamacındaki ıssız Bates Motel yeni konuklarını bekliyor.

3- Sırça Fanus, Sylvia Plath

Görseldeki kapak tasarımı, Amy Isbey Duevell, 1971

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

Sırça Fanus, başkahramanının karakteristik özellikleri ve olay akışı bakımından otobiyografik bir roman olma özelliği taşıyor. Yazarın ana kahramanı olan Esther Greenwood, 19 yaşında New York’a gelerek hayalini kurduğu gibi bir moda dergisinde işe başlıyor. Plath, Esther’i kendi aile yapısı ile birebir aynı koşullarda yetişmiş bir genç kız olarak anlatıyor. Üstelik Esther de edebiyata tutku ile bağlı sanatçı kişiliği ile ön plana çıkıyor. Şehrin sunduğu avantajlar ile hayatı köklü bir şekilde değişen Esther, yaşadığı hayatın onu zamanla uçurumun kenarına sürüklediğini fark ediyor. Sonrasında içinden çıkılmaz bir bunalıma giren genç kız, üniversite yıllarından itibaren hayatını psikolojik olarak yokuş aşağı bir şekilde sürdürüyor. Esther, bu ilk savrulmadan sonraki yaşamında da kimliğini bulma çabaları, hayatına girip çıkan insanlar, ruhsal tedavi deneyimleri ve intihar girişimleri arasında gidip geliyor. Peki, Esther sonunda kendini yukarı çekebileceği herhangi bir dal bulabilecek mi dersiniz?

4- Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley

Görseldeki kapak tasarımı, Leslie Holland, 1932

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

Cesur Yeni Dünya romanındaki olaylar, 26’ncı yüzyıl İngiltere’sinde geçiyor. Ancak eserdeki zaman “Ford’dan sonra 632 yılı” olarak adlandırılıyor. Bu bağlamda Henry Ford’un üretim bandını icat etmesi, dönemin insanları tarafından yeni bir milat olarak kabul görüyor. Eserde anlatılan dünya düzeninde “maddiyat ve tüketim” yüceltilirken, “insan” bu düzende sadece bir ürün olarak yer buluyor. Romanda, tıpkı Avrupa tarihindeki Dokuz Yıl Savaşı gibi bir savaş dönemi oluyor. Sonrasında yaşanan ekonomik darboğazdan sonra ise Cesur Yeni Dünya olarak adlandırılan bir düzen kuruluyor. Bu düzende insan ırkının devamı da üretim bantları ile sağlanıyor. Hastalıklar, savaşlar ve fakirlik gibi zorluklar böylece ortadan kaldırılıyor.  Mutlak huzurun hâkim olması için yapılan tüm çalışmaların beraberinde, sanatsal etkinlikler de tamamen yasaklanıyor. Ve bundan dolayı insanlık, kendini tamamen tüketecek zevklerin esiri olarak yaşamını sürdürüyor. Peki, bu gaflet sizce ne zamana kadar sürebilir?

5- Süleyman'ın Şarkısı, Toni Morrison

Görseldeki kapak tasarımı, R. D. Scudellari, 1977

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

Nobel ve Pulitzer ödüllü Toni Morrison'dan toplumun dışlanmış, horgörülmüş, ötekileştirilmiş kesimlerinin yakın tarihine tanıklık eden modern bir klasik daha: Süleyman'ın Şarkısı. Tahakkümden kurtulmaya, ırkçılığın sosyal dokuya işlemiş tezahürleriyle baş etmeye çalışan siyahilerin mücadelesinden bir kesit sunan, acı gerçekler ve efsanelerle örülü bu hikâye, Afro-Amerikalı kimliği keşfetmenin ve köklere dönmenin dolambaçlı yollarını arşınlıyor. Kadim söylenceler ve kutsal kitaba dair bilgece anıştırmalarla bezeli Süleyman'ın Şarkısı'nın cehalet, adaletsizlik ve ayrımcılığın sonuçlarına dair uyarısı Morrison'ın derinlikli üslubuyla daha da zenginleşiyor.

6- Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera

Görseldeki kapak tasarımı, Fred Marcellino, 1984

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

1982 yılında Milan Kundera tarafından yazılan ve çok kısa bir sürede dünya klasikleri arasına girmeyi başaran Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği felsefi roman türünün en başarılı örnekleri arasında yer alıyor. Dört farklı karakter etrafında şekillenen roman, birbirinden tamamen farklı ama bir şekilde birbiri ile bağlantılı bu karakterler özelinde varoluşçuluk, geleneksellik, aile, kadın erkek ilişkileri, siyasi otorite kavramlarını irdeliyor.  Bu kavramların irdelendiği olaylar örgüsünün arka fonunda ise 1968 öncesi Prag baharı ve 1968 sonrası Sovyetler Birliği’nin Çekoslovakya’yı işgal ettiği yıllar göze çarpıyor. Bu işgal ile bağlantılı olarak yaşanılan coğrafyanın romandaki karakterlerin hayatları üzerindeki belirleyiciliği de dikkat çekiyor.

7- Muhteşem Gatsby, F. Scott Fitzgerald

Görseldeki kapak tasarımı, Francis Cugat, 1925

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

Roman; Jay Gatsby’nin şüpheli bağlantıları, saplantılı aşkı ve başına gelen olaylar sonucu Amerikan rüyasının çöküşüne tanıklık etmenizi sağlıyor. Nasıl zengin olduğu bilinmeyen; fakat sonraları bulunduğu makama gelebilmek için büyük çaba sarf ettiği anlaşılan Jay Gatsby, roman anlatıcısı Nick Carrawey’in komşusu olarak anlatılıyor. Her gece çılgın parti seslerinin geldiği Gatsby malikânesine bir gece konuk olan Nick, burada Gatsby ile tanışıyor. Gatsby, dönemin yasaklanan içki satışı furyasını devam ettirebilmek için kaçak içkicilikle uğraşan ve aynı zamanda etrafına sahte hisse senetleri yutturan bir karakter olarak okurun karşısına çıkıyor. Her gece evinin bahçesinde düzenlediği partiler ile yüksek sosyetenin ise odak noktasında yer alıyor. Uzun uğraşlar sonucu, bulunduğu konuma gelen Gatsby, para ile her şeyi satın alamayacağını bir gün anlıyor. Dahası; zenginliğin sonradan değil, doğuştan gelen ayrıcalıklar ile değer kazandığı gerçeği ile yüzleşiyor. 1922 yazının New York ve Long Island’da geçen zaman dilimini konu edinen bu roman ile dönemin Amerika’sı hakkında pek çok bilgiye sahip olacağınız bir eser sizi bekliyor.

8- Amerikan Sapığı, Bret Easton Ellis

Görseldeki kapak tasarımı, Marshall Arisman, 1991

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

Patrick Bateman 26 yaşında, 80’li yılların Amerika’sında New York’ta yaşayan bir borsacıdır. Yakışıklı, iyi eğitimli ve zengindir. İyi giyinmeyi, iyi kulüplere gitmeyi, pahalı ve güzel kadınlarla birlikte olmayı, kokaini sevmektedir. Kadınları öldürmeyi sevmektedir, çocukları, köpekleri, dilencileri öldürmeyi sevmektedir. Tüketmeyi, yok etmeyi sevmektedir. Patrick Bateman’ın Wall Street’in gündüz yaşamındaki normal, gece hayatındaki sapkın yaşam tarzı, tüm yaşadıkları gerçek midir? Yoksa her şey Patrick Bateman’ın zihninde yaşattığı gerçekler midir?

9- Deniz Feneri, Virginia Woolf

Görseldeki kapak tasarımı, Vanessa Bell, 1927

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

Deniz Feneri 'nin merkezinde I. Dünya Savaşı'nın öncesinde ve sonrasında İskoçya'nın Skye Adası'ndaki evlerinde kalan Ramsay ailesi ve konukları vardır. Çocuklar oynarken, yetişkinler sohbet eder, düşüncelere dalar ve keşiflerde bulunur. Yapıtın roman türünde alışık olduğumuz anlatı sürekliliğini kesintiye uğratan yapısı ve her bir anlatıcının kendi bilinç akışının perspektifiyle çözülen olay örgüsü, bir deniz fenerinin kendi ekseni etrafında dönen ışığını andırır. Böylece Ramsay ailesinin sıradan gündelik yaşamı zaman, ölüm, toplumsal cinsiyet ve ahlak üzerine derin düşüncelere gömülür.

10- Gurur ve Önyargı, Jane Austen

Görseldeki kapak tasarımı, Hugh Thomson, 1894

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

Defalarca sinemaya uyarlanmasına ve okunma sayılarına bakılacak olursa Gurur ve Önyargı 'nın çok sevilen romanlar arasında yer aldığı bir gerçektir. Jane Austen bu çok satan kitabında bizleri aşk, gurur ve kibir girdabında unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Taşralı, toprak sahibi sınıfın görgü kurallarına, yaşam biçimine ve dedikodularına eşsiz bir mizah anlayışıyla değinen Jane Austen; bizleri kitap boyunca ihtişamlı malikânelerden taşra evlerine, balo salonlarından nehir kenarlarına götürmekle kalmıyor karakterlerin kitap boyunca değişen duygu ve izlenimlerini de görmemize izin veriyor.

11- Damızlık Kızın Öyküsü, Margaret Atwood

Görseldeki kapak tasarımı, Fred Marcellino (İlk Amerika edisyonu) 1986

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

Kadın, “bunaltıcı düşlerden uyandığı” bir sabah, hiçliğe dönüşmüş olarak buldu kendini. Artık bir adı yoktu, düşüncesi, benliği, arzusu yoktu ama bir rahmi vardı. Yaşamını kolonilere sürülmeden, öldürülmeden, Damızlık Kız olarak sürdürmesini sağlayan rahmi. Artık âşık olmayacaktı, sevmeyecekti, onaylanmış bir dilin ötesine geçmeyecekti. Duvarlara asılmış sıra sıra cesetler, tek gerçeğin savaş ve üreme olduğunu hatırlatıyordu. Özgürlük hatırlanmayacak kadar uzaktaydı… Margaret Atwood’un başyapıt niteliğindeki feminist distopyası Damızlık Kızın Öyküsü, bütün distopyalar gibi geleceğe dair bir paranoyayı değil, içinde yaşadığımız gerçeğin ta kendisini dile getiriyor. Erkek egemen muhafazakâr bir rejimin üremeyle sınırlandırdığı, mahrem örtülerin  ardına gizlediği kadın bedenleriyle bize aşina gelen bir gerçeğin peşine düşüyor.

12- Vampirle Görüşme,  Anne Rice

Görseldeki kapak tasarımı, R. D. Scudellari, 1976

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

Polisiye ya da bilimkurgu türlerinden farklı bir çizgide olan dizideki kitaplar, değerli yazarların kaleminden çıkmalarına ve kendi türlerinde klasik sayılmalarına karşın unutulmuş ya da Türkçeye hiç çevrilmemiş kitapları yeni kuşak okurlarla buluşturuyor. Projenin ilk kitabı Anne Rice'ın Vampirle Görüşme. Vampirle Görüşme, ilk kez 1991 yılında usta çevirmen Roza Hakmen'in çevirisiyle yayınlanmıştı.

13- Gazap Üzümleri, John Steinbeck

Görseldeki kapak tasarımı, Elmer Hader, 1939

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

Bir cehennem kaç acıyla oluşur bu dünyada? Toz fırtınalarıyla tarladaki mahsulün mahvolması, Büyük Buhran’da bankaların topraklara el koyması ve sonunda, göçle gelen sefalet… Bir otomobili kamyona dönüştürerek çıktıkları mecburi yolculukta, acılarını ve açlıklarını, düşlerini ve öfkelerini de peşlerinden sürüklüyor Joad ailesi. Gazap Üzümleri, kaygı dolu günleri sessiz bir başkaldırıyla aşmaya çalışan insanların romanı. “Steinbeck’in asıl yeteneği, bizi Joad ailesiyle birlikte yaşatmasıdır. Ailenin konuşmalarına daldığınız, kişiliklerini öğrendiğiniz anda sanki onlarla yürüyormuş, araba tamir ediyormuş ya da kamp kuruyormuş gibi hissedersiniz.

14- Renklerden Moru, Alice Walker

Görseldeki kapak tasarımı: Judith Kazdym Leeds, 1982

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

Erkek egemen bir dünyada siyahi olduğu için de ayrıma uğrayan Celie’nin yaşadıkları o kadar ağır ve utanç vericidir ki, bunu yüksek sesle Tanrı’ya bile söyleyemez, sadece yazarak anlatır. O ağır hayatın içinde tecavüz, şiddet, çocuk yaşta evlendirilme, çok çalışma vardır. Sevgi ile zulüm, inanç ile kötülük iç içedir. Ancak bir gün Celie, kendi gücünü ve içindeki neşeyi keşfettiğinde dönüşümü de başlar. Alice Walker’a 1983 yılında Pulitzer Ödülü kazandıran Renklerden Moru, her biri birbirinden dirençli kadınların yanı sıra, kendi ezilmişliklerinin acısını kadınlardan çıkaran erkeklerin hikâyesiyle de zenginleşen bir roman.

15-Otomatik Portakal, Anthony Burgess

Görseldeki kapak tasarımı: David Pelham, 1972

Türkçe basımı satın almak için tıklayın.

 “Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum…” Karabasan gibi bir gelecek atmosferi… Geceleyin sokakları terörize eden, yaşamları şiddet üzerine kurulu gençler ve bu hikâyenin anti-kahramanı Alex... Yayımlandığı günden bu yana “kült roman” özelliğini kaybetmeyen Otomatik Portakal’ın 15 yaşındaki kahramanı, “iyi ya da kötü nedir?”, “İnsan özgür iradesiyle kaderini seçebilir mi?” gibi soruların yanıtlarını kurcalarken, şiddet dolu sahnelere Beethoven’ın, Mozart’ın müziği eşlik ediyor; Alex ve “çete kardeşleri” Pete, Georgie ve Aptalof, yarattıkları yepyeni dilin kelimelerini okurun zihnine kazıyorlar.


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın