Gizli Dosya: Bu yaz okuma listenizde olması gereken 15 polisiye roman

İpuçlarının peşine düşüp bilinmeze açılan kapıları tıklatmayı seven okurlarımız için sürükleyici ve çarpıcı 15 polisiye-suç romanı derledik. Bu listeyle içinizdeki Hercule Poirot ile tanışacaksınız.

Sakın Hata Yapma, Jane Casey

Sakinleşmek için bir milyona kadar say... Hedefinde polislerin olduğu bir katil nasıl yakalanır?

Bir katil Londra’ya korku salmaktadır ama bu defa hedefte polisler vardır. Erkek polis memurlarına karşı yapılan vahşice saldırıları soruşturmakla yine hemen Maeve Kerrigan ve amiri Josh Derwent görevlendirilmiştir. Ancak katilin polis gücüne duyduğu bu öfkeye neyin sebep olduğu hakkında çok az bilgileri vardır. Üstelik katilin yeni bir saldırı gerçekleştirmesinin an meselesi olduğunu da bilmektedirler. Casey, serinin yeni kitabı için hem çetrefilli bir bulmaca hem de şaşırtıcı bir partnerlik tasarlamış.

Dijital Kale, Dan Brown

Ulusal Güvenlik Teşkilatı dünyanın kaderini değiştirecek ve dijital ortamdaki tüm şifreli metinleri bilecek özel bir bilgisayar üretir. Ne var ki, günün birinde bu özel bilgisayar karşılaştığı esrarengiz bir şifreyi çözemez. Ve kriptoloji uzmanı, zeki ve güzel Susan Fletcher göreve çağrılır. Genç kadın korkunç bir gerçekle yüzleşir. Silahlarla ya da bombalarla değil, Amerika Birleşik Devletleri’nin en güçlü haber alma örgütü olan Ulusal Güvenlik Teşkilatı çözülemez bir şifreyle rehin alınmıştır. Sırlar ve yalanlar fırtınasına yakalanan Fletcher inandığı teşkilatı kurtarma savaşı verir. Dört bir yandan ihanete uğrayan güzel kadın yalnızca ülkesini değil, kendi canını ve sevdiği erkeği de kurtarmaya çalışır.

Çıplak Ölüm, Nora Roberts

Dünyayı teknolojinin yönettiği bir zamanda, insan yüreğini hâlâ karşı konulamayan tek bir dürtü yönetmektedir: Tutku. Teğmen Eve Dallas, acımasız bir katilin peşindedir. Polis olarak çalıştığı on yıldan uzun süre boyunca pek çok şeye tanık olur ve hayatta kalmanın içgüdülerine bağlı olduğunu çok iyi bilir. Yine de Eve’in soruşturduğu vakanın şüphelilerinden biri olan Roarke’la ilişkiye girmemesini söyleyen her türlü uyarıyı hiçe sayar. Oysa tutku ve baştan çıkarmanın da kendine özgü kuralları vardır.

Kayıp Tanrılar Ülkesi, Ahmet Ümit

Berlin Emniyet Müdürlüğü’nün cevval başkomiseri Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker, göçmenlerin, işgal evlerinin ve sokak sanatçılarının renklendirdiği Berlin sokaklarından Bergama’ya uzanan bir macerada, hayatı ve insanları yok etmeye muktedir sırların peşinde bir seri cinayetler dizisini çözmeye çalışıyor. Soruşturmanın Türkiye ayağında sürpriz bir ismin olaya dahil olmasıyla heyecanın dozu gitgide artıyor. Kayıp Tanrılar Ülkesi, Zeus Altarı ve Pergamon Tapınağı’nın gölgesinde mitlere günümüzde yeniden hayat verirken, suçun çağlar ve kültürler boyu değişmeyen doğasını bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor.

Oğul, Jo Nesbo

Karizmatik ve yumuşak başlı Sonny Lofthus on sekiz yaşından beri hapistedir. Diğer mahkûmlar genç Sonny’nin onları günahlarından arındırdığına inanıp işledikleri suçları anlatırlar. Sonny’nin eroin bağımlısı olmasıyla ve nasıl sürekli uyuşturucu temin edebildiğiyle ilgilenmezler. Başkalarının suçlarını üstlendiği için hüküm giydiğini bilmedikleri gibi…

Yangın Gecesi, Michael Connelly

Michael Connelly’nin unutulmaz kahramanı Harry Bosh ile Renée Ballard yeniden güçlerini birleştiriyor. Bosch çaylak bir dedektifken ona her soruşturmayı kişiselleştirmesini ve elinden geleni yapmasını öğreten akıl hocası John Jack Thompson’u kaybeder. Cenaze töreninden sonra Thompson’un eşi Bosch'u bir cinayet dosyasına götürür. Thompson bu dosyayı yirmi yıl önce LAPD’dan ayrılırken yanına almıştır: Uyuşturucu satılan sokakta sorunlu bir genç öldürülmüştür.

Çiçekler Ölürken, Lawrence Block

Mektup açacağı ile yarayı genişletiyor, başını eğip kanı emiyor, kan ağzını doldurup aşağı akıyor. Kan tadına bayılıyor, kan içme fikrine bayılıyor. Vampir miti güçlü bir mit, bütün mitler gibi de saçma. Ancak kanın verdiği tatmin ve yarar, mitleri aşıyor sanki. Sahibinin yaşam gücünü taşıyan bu araçtan besleyici ne olabilir? Onu yutanı gençleştirir elbette. Başka türlüsü olabilir mi? Yumuşak eti ısırma güdüsüne karşı koyarak oburcasına emiyor. Bu dolgun memede diş izi kalmayacak. Kadın bağlarını çekiştiriyor, ağzını örten bandın ardında bağırmaya çalışıyor. Boşuna elbette. Yapabileceği bir şey yok. "Seni bağlamama izin vermemeliydin. Ama kendini suçlama. Kapıyı açtığın anda kaderin belirlenmişti..." Elini kadının eti üzerinde gezdiriyor. Yıllar biraz yumuşatmış, yerçekimi etkisini göstermiş olsa da yumuşacık bir teni var. Bir kâbus geri geliyor, çünkü zeki, vahşi ve sabırlı bir canavarın büyük şehirde bitmemiş bir işi var... Bir de, ancak Matthew Scudder ve sevdiği kadının can çekişerek ölmeleriyle tatmin olacak açlığı... Olağan üstü bir gerilim... Kalbi zayıf olanların dayanabileceği bir kitap değil...

Kuzgun, Filiz Puluç

Corvus geceleri, kendi doğrularına ters düşen suçluları avlayan, kendi yöntemleriyle kanıt toplayan, failleri polise teslim eden ve sonuca ulaştırdığı her kovalamacanın ardından adalete olan umuduna dair içinde mum yakan bir fikirdir. Yaktığı mumlardan rahatsız olan birtakım kimselerin ısrarıyla, onu yakalamak üzere emniyet teşkilatında bir ekip kurulur ve ekip zaman kaybetmeden onun peşine düşer. Corvus’un geçmişinden gelen beklenmedik bir düşman, ekiple Corvus’u sık sık karşı karşıya getirir ve iki tarafı da beklenmedik zor durumların içine sokar. Yaptıklarının kendisinden ve vicdan azabından fazlası olduğunu, adalet sisteminin çöktüğünü zamanla fark eden Corvus, bunda parmağı olan herkese karşı savaş açar ve içine girdikleri soğuk savaşta iyiler ve kötüler değil, doğrular ve yanlışlar çarpışır. Savaşa giren her kişi kendi doğrularını sorgular ve alınan cevaplardan biri, her yanlışın kötü, her doğrunun da iyi olmadığıdır.

Son Nefes, Robert Bryndza

Ruh eşimi bulduğumu sanmıştım. Başıma gelecekleri hayal dahi edemezdim. Genç kadının işkence görmüş bedeni bir çöp konteynerinde bulunduğunda, Dedektif Erika Foster olay yerine ilk ulaşanlardan biriydi. Fakat sorun şuydu ki, bu sefer vaka ona ait değildi. Erika bir yandan ekipteki yerini geri kazanmaya çalışıyor, diğer yandan da tüm kariyerini ateşe atmak pahasına araştırmalarına devam ediyordu. O esnada, çıkmaza girmiş vaka ile dört ay önce öldürülen bir kadın arasında önemli bir bağlantı yakaladı. Katil, güzel kadınlarla internet üzerinden iletişime geçiyor, sahte bir kimlik yaratarak onları mükemmel bir randevuya çıkacaklarına inandırıyordu. Bir kadının daha kaçırılma haberi ellerine ulaştığında, Erika ve ekibinin içgüdülerine güvenmekten başka şansları kalmamıştı.

Kaiken, Jean-Christophe Grange

Kaiken’in zamanı geldi Doğan güneş karardığında, Geçmiş, çıplak bir kılıç gibi keskinleştiğinde, Japonya artık bir anı değil, kâbus olduğunda, Kaiken’in zamanı gelmiş demektir.

Arsen Lüpen - Herlock Sholmes’e Karşı, Maurice Leblanc

Maurice Leblanc’ın 20. yüzyılda yarattığı Arsen Lüpen efsane bir karaktere, ölümsüz bir ‘hırsız’a can veriyor. Arsen Lüpen’i diğer polisiyelerden ayıran en önemli özellik, onun kanunun yanında değil suçlu tarafta bulunmasıdır. Zamanla efsaneye dönüşen Arsen Lüpen adı, yazarının dahi önüne geçiyor. Maurice Leblanc da yarattığı karakter hakkında “Lüpen beni her yerde takip ediyor. O benim gölgem değil, ben onun gölgesiyim,” diyor. Herlock Sholmes’e Karşı’da Arsen Lüpen, ünlü İngiliz dedektif Herlock Sholmes’ün zekâsıyla karşı karşıya kalarak okurlara büyük bir mücadele sunuyor. Bu kitapla Maurice Leblanc, İngiliz meslektaşı Arthur Conan Doyle’e selam gönderiyor.

Kefaret, Gaetan Soucy

Aradan geçen yirmi yıldan sonra yetişkin hayatının başladığı, karın ve soğuğun hüküm sürdüğü kasabaya dönen esrarengiz bir adam... Bir de, ağırlığı altında ezildiği büyük günahı. Yetimhanede müzik öğretmenliği yaptığı yıllardan kalan ve kefaretini mutlaka ödemek istediği gizemli bir günahın mahvettiği Louis Bapaume’un tüm hayatını altüst eden tek bir günün, tersinden anlatılan bir polisiyenin inceliğiyle işlenmiş, sırı dökülmüş bir aynada yansımasını arayan yalnız bir müzisyenin karanlık, hatta barok hikâyesi.

Ölüm Işığı, Stuart MacBride

Bazı şehirlerde kış hiç bitmez. Güneş açsa da, cinayet fırtınası dinmez… Her şey, dövülerek öldürülmüş bir fahişenin cesedinin rıhtımda bulunmasıyla başlıyor. Dedektif Logan McRae için bu olay, yeni bir kötü günün daha da kötü başlangıcı demek. Yalnızca birkaç ay önce Grampian Polis Teşkilatı’nın altın çocuğu olan Logan’ın kaderi, uğursuzluğuyla tanınan bir müfettişin ellerinde. Granit Şehir’e yaz geldi. Güneş parlıyor, gökyüzü masmavi, morg ise giderek kalabalıklaşıyor. Yanmış cesetler, öldürülmüş esrarkeşler, uzuvları kesilmiş labradorlar, ölümüne dövülmüş fahişeler. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, bir polis memuru, aldığı kurşun yarası yüzünden yoğun bakımda yaşam savaşı veriyor ve bu tamamen Logan’ın hatası. Grampian Polis Teşkilatı’nın yarısı onunla konuşmuyor, Müfettiş Napier onu kovdurmak için elinden geleni yapmaya kararlı ve yeni amiri Müfettiş Steel, Logan’ın bütün başarılarının üzerine yatıyor. Aşk hayatı zaten çıkmazda. Kısacası korkunç bir yaz Logan’ı bekliyor.

Trendeki Kız, Paula Hawkins

Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.
“Büyüleyici, sürükleyici, üst seviye bir gerilim. Mutlaka okuyun!” –S.J. Watson
“Hem karakter yaratımı hem olay örgüsü muhteşem, harika bir kitap! Yeni neslin Alfred Hitchcock’u.” –Terry Hayes
“Zeki, gerilim dolu ve baştan aşağıya sürükleyici bir roman.” –Lisa Gardner

Köşeye Kıstırmak, Paul Auster

Ünlü beyzbol oyuncusu George Chapman, bir kaza sonucu sakat kalır ve sporculuk yaşamı sona erer. Politikaya atılır, senatör adayı olur. Kusursuz bir kahramandır; zarif bir eşi, mutlu görünen bir yaşamı vardır. Ne var ki bir gün bir tehdit mektubu alınca eski dostu Dedektif Max Klein’ın kapısını çalmak zorunda kalır. Hayatı bir anda allak bullak olmuştur. Köşeye Kıstırmak, Paul Auster’ın yazarlık serüvendeki ilk durağı. 30 yıl evvel Paul Benjamin imzasıyla basıldığında, usta bir yazarın gelişini müjdelemişti.

 

 


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın