Kafka ve Sinema

“Olmamasına razıyım. Oluyormuş gibi olmasın yeter.” – Franz Kafka

Franz Kafka şüphesiz edebiyat tarihinin en önemli yazarlarının başında gelir. Yarattığı özgün ve gerçeküstü dünya günümüzde bile farklı disiplinlerde birçok sanat eserini doğrudan etkilemeye devam etmektedir. Yabancılaşma, varoluşsal kaygı, suçluluk ve hukuk meselelerini irdelediği Dönüşüm, Veba, Dava ve Şato romanları da okuyucularda derin etkileri olmuş, çok önemli eserleridir. Peki, edebiyat dünyasında bu kadar büyük etki yaratmış bir yazarın kitaplarının neden sinemaya başarılı bir şekilde uyarlanamadığını hiç düşündünüz mü?

Bu soruyu irdelemeden önce isterseniz gelin, hep birlikte California State Üniversitesi’nde senaryo dersleri veren Eric Edson’ın roman ve sinema filmleri arasındaki dört temel fark sınıflandırmasına bakalım:

Roman

1. Sübjektiftir: Roman metni her okuyucunun zihninde farklı bir imaj yaratır.

2. Bir kerede tek bir şey anlatır: Romanlarda birden fazla betimlemeyi, olay örgüsünü ya da diyaloğu aynı anda okuyucuya sunamazsınız.

3. Yan yollara girer: Olay örgüsüne daha az odaklanır. Yan hikâyelere girmek için fırsat vardır.

4. Duygular tarif edilebilir: Karakterlerin iç dünyası sözcüklerle ifade edilebilir.

Film

1. Objektiftir: Ekranda gösterilen imajı bütün izleyiciler aynı şekilde görür.

2. Bir kerede birçok gösterge sunulabilir: Birden fazla betimleme, olay örgüsü ve diyalog aynı anda izleyiciye sunulabilir.

3. Yan yol için fırsat yoktur: Olay örgüsüne odaklanır. Ortalama iki saatlik bir zaman limiti vardır.

4. Davranışlar karakteri açığa çıkarır: Sadece karakterlerin eylemleri bize onların kim olduğunu gösterir.

Bu roman-film karşılaştırması ışığında, Franz Kafka gibi önemli bir yazarın kitaplarının neden başarılı bir şekilde sinemaya uyarlanamadığı sorusu üzerine bir analiz gerçekleştirmek istiyorum. Bu analizi de yazarın başyapıtlarından olan Dönüşüm üzerinden, yukarıdaki karşılaştırmaya sadık kalarak yapacağım.

Şimdi, maddelerin üzerinden tek tek geçelim:

  1. Sübjektif/objektif olma durumu: Kafka romanlarında gerçeküstü olayları kendi hikâyelerine olağan bir şekilde yerleştiren ve bunu anlaşılmaz sosyal-bürokratik güçlerle karşıya kalan izole kahramanlar üzerinden anlatan bir yazardır. Dönüşüm de bu tarzını sonuna kadar yansıtan en önemli romanlarından. Kafka, müthiş yazı yeteneği sayesinde bu gerçeküstü sahneleri kusursuz bir şekilde betimler. Fakat bu dünyaya ait olmayan absürt sahneler, ister istemez okuyucuların zihinlerinde farklı imajlar canlandıracaktır. Dolayısıyla bu gerçeküstü sahneler ne kadar iyi çekilirse çekilsin, hiçbir zaman Kafka’nın da yardımıyla zihnimizde canlanan imajlardan daha kuvvetli olmayacaktır. Bu bütün yazınsal metinler için geçerli bir durum olsa da konu gerçeküstücülük olduğunda bu durum çok daha ön plana çıkmaktadır.
  2.  Bir kerede tek bir şey anlatır: Bu maddenin Dönüşüm romanını filme uyarlarken herhangi bir olumsuz etki yaratacağını düşünüyorum. Hatta Kafka’nın kullandığı sade ve betimleyici dilin, eseri uyarlayacak sinemacılara fayda sağlayabileceğini bile söyleyebiliriz.
  3.  Yan yollar: Dönüşüm romanında Gregor Samsa, hikâye ilerledikçe geçmiş hayatından, ailesi ve işi ile olan ilişkilerinden ve o an evin içinde yaşanan olaylardan bahseder. Bu noktada bir sinema filminde bu sahnelerin bir şekilde görselleştirilmesi gerekir. Kitap her ne kadar 3. tekil şahıs ağzıyla yazılmış olsa da hikâyeyi Gregor Samsa’nın gözünden anlatmaktadır. Bu anlamda hikâyeyi olimpik bir anlatıcı pozisyonunda ele almak ve Gregor Samsa’nın bakış açısından çıkmak, kitabın ruhuna ters düşeceği gibi anlatıyı da romandakinden daha farklı bir boyuta götürecektir. Hikâyenin kimin gözünden anlatılacağı meselesinin romanı uyarlarken yönetmenleri ikileme düşürmesi olasıdır.
  4.  Karakter betimlemeleri: Dönüşüm romanının büyük oranda, böceğe dönüşmüş Gregor Samsa’nın iç monologları üzerinden ilerleyen bir yapısı vardır. Bütün bu iç monologların görselleştirilmesi kitabın uyarlanmasını bambaşka bir boyuta taşıyacaktır. Bu monologların dış ses olarak filme alınmasının ise sinemanın görsel gücünü düşürecek bir etkiye sebep olması muhtemeldir. Konuşamayan bir böceği kısıtlı bir dış ses aracılığı ile ve üstüne üstlük romandaki anlatıyı koruyarak filme almak neredeyse imkânsızdır.

Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın