“Babamı Kim Öldürdü”

Fransız genç yazar Edouard Louis’nin üçüncü ve şimdilik son kitabı Babamı Kim Öldürdü’den, Moda Sahnesi’nin sahneye koyduğu aynı isimli oyunla haberdar oldum.

Genelde önce kitaptan, sonra o kitaptan uyarlanan oyunlardan haberdar olunur, zira kitap dünyasının tiyatro alemine göre biraz daha popüler, yaygın, genele hitap eden bir alan olduğu kabul edilir. Fakat bu kez tersi oldu çünkü kitap herkesten evvel Moda Sahnesi’nin kurucularından Yönetmen Kemal Aydoğan ve çevirmen Ayberk Erkay’ın radarına girmiş. Can Yayınları tarafından henüz kitap olarak basılmadan, oyunun okumalarına, provalarına başlanmış.

Şu anda da (pandemi koşullarında da olsa) maskeyle ve az sayıda seyirci karşısında, oynanıyor oyun. Moda Sahnesi’nin kurucularından, oyuncu Onur Ünsal’ın tek kişilik performansıyla 100 dakikayı su gibi akıttığı söyleniyor. Ben oyunu İzmir’de olduğum için henüz izleyemedim ama “Sahneden Naklen” adını verdikleri sistemle, bilet alıp evimden izleyeceğim, siz bunları okurken belki çoktan izlemişimdir.

Siz de izleyin lütfen, bin tane dert vardı tiyatroların başında zaten, bir de pandemi girdi araya. Hiç uzatmayayım şimdi ama hakikaten fena!

Sonunda soru işareti olmayan bir soru

Kitaba gelirsek... Edouard Louis gencecik, henüz 29 yaşında ve hayatına üç önemli kitap sığdırmış bir yazar.

Can Yayınları tarafından Ayberk Erkay çevirisiyle yayımlanan Babamı Kim Öldürdü Türkçedeki ilk romanı.

Bildiğim kadarıyla yazar, kitapların Türkiye’de de Fransa’daki basım sırasıyla çıkmasını istemiş ancak kitabın oyunlaştırılıp sahneleneceğini duyunca sıranın şaşmasına müsaade etmiş.

Böyle de tatlı biri.

Babasının hastalığı vesilesiyle geçmişe dönüp anılarını deşen yazar, şiddet ve sevgisizlik içinde geçen çocukluğunun travmalarına bakıyor kitapta.

İşçi sınıfına ait olduğu hâlde faşist partilere oy veren babasının, atalarından öğrenilmiş ataerkil düzeni sürdürmek ve toplumun dayattığı kalpların dışına çıkmamak için canla başla beslediği babalık motivasyonunun aslında korku ve cehaletle palazlandığını fark ediyor.

Ve soruyor: Kötü olan, sevmekten korkan, şiddet uygulayan kişi, tek başına bir insan olan babam mıydı yoksa onu bu hâle getiren şeyin içinde güncel politika, faşizm, yoksulluk gibi sınıf ve toplumla ilişkili pek çok başka etmen de var mıydı?

Yani aslında bana babamın eliyle şiddet uygulayan kişi devletten başkası değil miydi?

Yoksulluğun, açlığın, sağlık hakkına erişimin belki de en çok konuşulması gereken bu dönemde okuyup, içinde haklı öfkenize belki merhem değil ama iyi bir yoldaş bulabileceğiniz bir kitap bu.

Merhem nerede peki derseniz, çok acil tarafından topyekûn dayanışmada.

İyi okumalar.


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın