Yok olmanın eşiğinde var olmak

Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz, günbatımı gibi bir roman. Bu benzetmeyi en iyi yazarı açıklayacak: “Günbatımı, hayatta kalma mücadelesi gibi, sadece yok olmanın eşiğinde var olur.”

Kimi kitaplar vardır, yayımlanır yayımlanmaz okurunu bulur. Ardından ağızdan ağıza yayılıp kısa süre içinde hakkında konuşulan bir eser olur. Okurun yarattığı bu organik meşhurluğun arkasında elbette farklı sebepler yatar. Bunların en kıymetlileri ise yazarın üslubundaki ve anlattığı konuyu ele alışındaki etkileyiciliktir. İşte tam bu nedenlerle okurunu derhal bulan ve yaklaşık iki buçuk aydır epey konuşulan bir romanla karşı karşıyayız: Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz.

Şair Ocean Vuong’un Amerika’da 2019 yılında yayımlanan, sayısız övgü ve ödüle layık görülen romanı, Türkiye’de yayımlandığından bu yana (Kasım, 2020) çarpıcılığıyla hakkında en çok konuşulan kitaplardan. Bugüne dek otuzu aşkın dile çevrilen romanın layık görüldüğü övgüleri, ödülleri sonuna kadar hak ettiğini söylemeli.

Vietnamlı, Amerikalı 33 yaşındaki Ocean Vuong’un ilk romanı Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz’in omurgası, yaşamak meselesi. Vuong’un bu konuyu ele alışı ise ekmek gibi, su gibi. O kadar hayati, o kadar yalın, o kadar gerçek, o kadar acı ve dolayısıyla o kadar çarpıcı. Peki, neleri kapsıyor bu yaşamak meselesi? Dili, kimliği, erkekliği, kadınlığı, sınıf ayrımını, mutsuzluğu, ırkçılığı, savaşı.

Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz, yirmilerinde bir oğulun okuma yazma bilmeyen annesine yazdığı mektup formunda bir roman. Vietnamlı bir ailenin, ülkelerindeki savaştan kaçıp ırkçılığın cirit attığı Amerika’da hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz, günbatımı gibi bir roman. Bu benzetmeyi en iyi yazarı açıklayacak: “Günbatımı, hayatta kalma mücadelesi gibi, sadece yok olmanın eşiğinde var olur.”

Yazar, romanın hemen başında, monark kelebeği kolonisinin kuzeyden güneye göç edip kışı geçirmek üzere Meksika’ya gidişini anlatıyor. Çamaşır iplerine, tel örgülere, arabaların kaportalarına konan bu kelebeklerin kanat çırpışlarından bahsederken, annesine öyle bir bağlıyor ki konuyu, bu kadının hikâyesinin peşinizi bırakmayacağını anlıyorsunuz. “Bir gecelik don bütün bir nesli ortadan kaldırmaya yetiyor. O hâlde yaşamak, bir zaman, bir zamanlama meselesi.” Ocean Vuong, anneannesinin, annesinin ve kendisinin, yani üç kuşağın hikâyesini müthiş bir incelikle anlatıyor. İncelikli oluşu acıyı azaltmıyor elbette, acıları estetize etmiyor, yanlış anlaşılmasın. Göstererek değil sezdirerek, hissettirerek tercih ettiği bir anlatım biçimi kuruyor baştan sona. Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz’in okuru en çok etkileyen yanı da sanırım bu. Meksika’ya uçan monarkların geri dönmeyeceğini, yalnız çocuklarının geri döneceğini söylerken anlattığı konuya dair de çok şey söylüyor. “Yalnızca gelecek, geçmişi yeniden ziyaret ediyor.” Şairliğinin beslediği böyle binbir ayrıntı ve simge, büyük bir romanla karşı karşıya olduğumuzu, romanın titreten bir sonla biteceğini imleyen en önemli ipucu.

Dilini bilmediği bir ülkede, okuma yazma bilmeden var olmaya çalışan manikürcü bir anne, “Kaldır şu karı hayatımın üzerinden, hepsini kaldırıp al,” diyen bir anneanne... Bu, Amerikan askerlerinin gölgesindeki Vietnam’dan beyaz Amerika’ya kaçan kadınların hikâyesi. Bu, Amerika’da büyüyen, cinsel kimliğini sırtlayan ve edebiyatla kendini sarıp sarmalayan bir oğulun hikâyesi. Ocean Vuong, fırtınanın ortasında yaşarken “kendin olarak kalmayı” anlatıyor. Başka çaresi yok çünkü. Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz’in gücünü aldığı bir başka nokta da burası.

Neredeyse “savaşça” olarak aklında kalmış bir anadilin gölgesinde, başka bir dilde başyapıt yaratan Ocean Vuong’un Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz’i, edebiyata sığınmak için okunacak bir eser. Şunu da söylemeden geçmemeli: Anlatımı, duygu aktarımı ve kurgu konusunda neredeyse ders olarak işlenebilecek bir kitap bu.

Ocean Vuong romanın hemen başında çocukken okuduğu Fırtına Pastası adlı bir kitaptan bahsediyor. Hikâyede bir kız çocuğuyla büyükannesi yeşil ufukta oluşmakta olan fırtınayı fark eder. Kapılara, pencerelere tahtalar çakmak yerine pasta yapmaya koyulurlar. Fırtınanın göbeğinde pasta yapmak kaç kişinin aklına gelir? Cesurca reddedişi anlatan o kitabı iyi ki okumuş Vuong, iyi ki. Bize fırtınanın eşiğinde Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz’i okumayı iyi ki hediye etmiş. Ve elbette, bu büyüleyici dili aynı büyüleyicilikle Türkçeye çeviren Deniz Koç’a sonsuz kere teşekkürler.


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın