“UĞULTULU TEPELER” YA DA “RÜZGÂRLI BAYIR”

Ajan Literer’in basılı yayın hayatını başlatan bu sayıya konuk olup bizi onurlandıran Selim İleri, Emily Brontë’nin kült eserini anlatırken anılarına da göz kırpıyor.

Beni yazmaya yönlendiren eserlerden biri de Rüzgârlı Bayır oldu. MBK klasikleri arasında, Naciye Akseki’nin çevirisi. Kimin kitaplığında karşıma çıktığını hatırlayamıyorum; yıllar… Rüzgârlı Bayır’ı okurken Poe’nun (Melih Cevdet Anday’ın eşsiz çevirisi) görkemli “Annabell Lee” şiirini biliyordum. Bu şiirdeki ölüm ve azgın dalgalı denizlerle Rüzgârlı Bayır’ın yalçın tepeleri arasında tuhaf, söze dökülemeyecek bir özdeşlik kurmuştum. Can Yayınları, “Klasik Kadınlar” adını verdiği yeni dizisinde bu eseri yine Naciye Akseki Öncül’ün çevirisinden, Uğultulu Tepeler adıyla tekrar yayımladı. Bu ad değişikliğini yadırgamadım değil, çünkü Rüzgârlı Bayır Can Yayınları arasında eski adıyla yayımlanmıştı… 

Rüzgârlı Bayır, her dönemde ilgi uyandırmış. Albert Camus, Başkaldıran İnsan’da bu roman için “bütün bir ömrün yakıcı deneyimidir,” diyor. Emily Brontë’ninki aslında kısacık bir ömür. Yine Camus, Heathcliff ’teki “aşk gücü”nü az rastlanır olgulardan sayıyor ve bir başkaldırı eylemi sayıyor. Rüzgârlı Bayır’a –ya da Uğultulu Tepeler’e– birçok açıdan, birçok düzlemden yaklaşmak olasıdır. Roman, alışılmışın çok dışında, korkunç bir tutkuyu dile getirir. Bu roman, Victoria Çağı’nı hazırlayan tutucu, bağnaz hayatın uçsuz bucaksız yalnızlığını söyler. Bu roman, baştan sona, örtük ama içe işleyici bir ‘cinsellik’le örülmüştür. Cinselliği herhalde hiç tanımamış Emily Brontë’nin gizemli iç dünyası hâlâ birçok araştırıcının konusu; yanıt arayışlar çeşit çeşit. Duygu ve düşüncenin insan eliyle hayata dönüştürülmesi! Ölümü yok sayan bir diriltiş! Pek çok eleştirmen, yorumcu birleşiyor: Emily Brontë bir mucizenin romanını yazmıştır. “… pencereyi zorlayarak açtı. Bunu yaparken kendini tutamayarak gözlerinden yaşlar boşanmaya başladı. ‘Gel, gel,’ diye hıçkırdı, “Cathy, ne olursun gel. Ah, ne olur Cathy… Bir kerecik gel; ah sevgilim, bu kez olsun beni dinle, ne olur Catherine, bir kez olsun!’ Bu görüntü de bütün öteki görüntüler gibiydi. Kendini göstermedi. Ama karla karışık rüzgâr savrularak odanın içine doldu, benim yanıma kadar da gelerek ışığı söndürdü.” Ölmüş Catherine’i gören, sevgilisi Heathcliff. Romanın anlatıcısı bize bu sahneyi bir ‘sanrı’ olarak aktarıyor. Ama ortalarda asla görünmeyen romancı –Emily Brontë– Heathcliff ’in acısını ve dinmez özleyişini öylesine yansıtıyor ki, biz de Catherine’i apaçık görmeye koyuluyoruz. 

O zaman da, sonraları da, okuyor ve acıyı duyuyordum. Bu görüntü de, bütün öteki görüntüler, bütün sanrılar gibiydi. Gelgelelim karlı akşamda savrularak, yüksek tavanlı eski zaman odasında ışığı söndürmüş olması, biz okurlar için Catherine’in geri döndüğüne kimbilir belki uzak, belirsiz bir göstergeydi.  Birçok kez işittim, “Ah, ne olur Cathy!..” haykırışını… E. M. Forster, Rüzgârlı Bayır’dan söz açarken, o yalçın tepelerde çançiçeklerinin, kireçtaşlarının bile konuştuğunu söyler. Bu büyüleyici romanda doğa yitik aşka yardım eli uzatır. Catherine’in hayaleti belki bütün sanrılar ve durugörüler gibi imgelemin uydurmasıdır. Ama yağan kar –doğa– Heathcliff ’in aşk gücüne saygı duyar. Diyebilirim ki, bende Uğultulu Tepeler’den sonra; ‘bakmak’, ‘görmek’ edimlerine ‘duyumsamak’ edimi eklendi. Üstelik, git git, ‘duyumsamak’ öne çıktı.  

Rüzgârlı Bayır’ı Naciye Akseki Öncül’ün çevirisinden, ilkgençliğimde okumuştum. Mevsim yazdı. Şifa’da sakızçamları altında oturuyordum; gölgelikti. Denizden Fener burnuna doğru kayıklar geçiyordu. Fakat daha çok, yalçın, çançiçekli tepelerde yaşıyordum. Daha çok, Heathcliff ’in acıdan kasılmış yüzünü görüyor, iç dünyasındaki sonsuz isyanını hissediyordum…Bazı incelemeciler, yorumcular Emily Brontë’nin bu romanı, ‘yaşanmışlık’tan değil, bütünüyle duyumsamaktan, şiddetle hissetmekten esinlenerek yazabildiği kanısındadırlar. Uğultulu Tepeler’in hâlâ çözülmemiş ‘yazılış sırrı’nı ancak duyumsamak edimiyle açıklayabiliyoruz.       


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın