Kazuo Ishiguro: “Distopik bir dönemde gelen distopik bir eser!”

Ishiguro’nun geçtiğimiz aylarda, kitapseverler arasında oldukça popüler olan sosyal mecralardan birine verdiği röportajdan bazı kesitleri okurlar için derledik. Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen ünlü yazar Ishiguro, son kitabı Klara and The Sun (Klara ve Güneş) üzerinden, teknolojiye olan bakış açısını ve “gelecek” senaryolarından endişe duymasının nedenlerini anlatıyor.

   

Kazuo Ishiguro, teknolojiye karşı oldukça olumlu bir tutumunun olduğunu ifade ediyor.

“Teknolojik gelişmelerin bizi korkunç ve karanlık bir geleceğe sürükleyip bizleri yok edeceğini düşünmüyorum.”

Yazar, eğer yakın gelecekte hayatımıza girecek olan teknolojik gelişmeleri dikkatlice ele alamazsak, tüm insanlığın oldukça yıkıcı bir adaletsizlikle karşı karşıya gelebileceğinden endişelendiğini dile getiriyor.  Son romanı Klara and the Sun (Klara ve Güneş), tümüyle “yapay zeka” konusu ekseninde şekilleniyor. Hikâye, “yapay arkadaş” olarak bilinen Klara adlı özel bir robotun distopik gelecekte hayatta kalmayı başaran bir Amerikan ailesine katılmasıyla başlıyor.

Ishiguro, hikâyeyi oluştururken merkeze koyduğu bir ana temadan ve onun etrafında dallanıp budaklanan alt konulardan destek aldığını söylüyor. Üstelik Ishiguro, “Bu kitabın temel sorusu ise bir insan hakkındaki her şeyi elektronik verilerle ve algoritmayla öğrenebildiğimiz bir çağda, birini ‘gerçekten’ sevmek ne anlama geliyor? Tabii, bir de asırlardır sorulan o soru var: Ruh diye bir şey var mı? Belki de yapay olarak üretilemeyecek kadar eşsiz hiçbir şey yok. Muhtemelen bizler sadece verilere ve algoritmanın göstergelerine indirgenebilecek varlıklarız,” diyerek okurları sorgulamaya teşvik ediyor.

Yazar, teknoloji ile ilgili olarak bazı kaygıları olsa da teknolojiye genel anlamda olumlu bir yaklaşımı olduğunu vurguluyor. Bu sayede pek çok ölümcül hastalığın tedavi edilebileceğini ve kapitalizmin gücünün zayıflayacağını öne sürüyor. Ayrıca genetik bilimindeki ilerlemelerle tedavi yöntemlerinin de gelişerek insanlığı acı ve kederin pençesinden kurtaracağını umuyor.

Fakat Ishiguro, tüm bu bilimsel ve teknolojik gelişmelerin umut verici olmakla beraber, tehlikeli bir yanının da olduğunun altını çiziyor. Teknolojinin tehlikeli bir nitelik kazanıp kazanmamasının insanlara bağlı olduğunu söyleyen yazar, bu anlamdaki en bariz örneğin Endüstri Devrimi olduğunu belirtiyor. Madenlerde çalışan çocuklar, fabrikalarda kötü şartlar altında çalışan ve hayatını kaybeden onlarca insan… Tüm bunların da endüstriyel sistemin devamlılığını sağlamak için “köle sınıfı”nın yaratılması ile sonuçlandığını ifade eden Ishiguro, bu seferki teknolojik devrimle birlikte aynı hatalara düşülmesinden korktuğunu dile getiriyor.

 


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın