ENERJİ VAMPİRLERİ, İSTİKRARLI İLİŞKİLER VE HAYVAN OLMAK!

Tobias Beck, Alman ekolünden gelen bir kişisel gelişim yazarı, konuşmacı ve eğitimci. Hayatın kilidini doğru tasnif ve tahlille çözmeyi amaçladığını söylüyor. Charles Foster veterinerlik ve hukuk eğitiminin ardından, hukuk ve biyoetik alanında doktorasını tamamlamış bir isim. Dört kadim element ve onlara karşılık gelen hayvanlarla bir simya yakaladığını söylüyor. İki yazar, üç kitap, hakiki iletişimin izini sürüyor.

Enerji Vampirleri, İstikrarlı İlişkiler ve Hayvan Olmak!

“Sınırsız heyecanı ve enerjisiyle Tobias yaratıcı ve farklı düşünmenin yollarını gösteriyor. Pozitif enerjisiyle meydan okuyor, motive ediyor ve izleyicilerinin yüzlerine ayna tutuyor. Yaptığı aslında dinleyicilerin hayatlarının başrolüne geçmeleri için en kestirme yol! Enerji vampirlerinden uzak kalmak neden önemli, neden bir köpekbalığına çiçek uzatmamalıyız ve daha birçok soruya kışkırtıcı yanıtlar... Hadi, başlıyoruz!” Tobias Beck’in eğitimlerini, etkinliklerini ve kitaplarını içeren sitesinde bu not karşılıyor okuru.

Beck kişisel gelişim dünyasının yükselen yıldızlarından. On beş yılda yirmiden fazla ülkede neredeyse 250 bin katılımcıya enerji vampirlerinden uzak durmanın yollarını, kendini gerçekleştirmenin ipuçlarını anlattı. Pandemi döneminde hızı kesilmedi, çevrimiçi buluşmalarla dünyanın dört bir yanından okurlarıyla buluştu. Spiegel’in çoksatan listesine her iki kitabıyla da girdi.  

Profil Kitap yazarın iki kitabını Türkçede okurlarla buluşturdu: Enerji Vampirleri, Hayatınızdaki Kronik Şikayetçilerden Kurtulmanın Yolları ve İstikrarlı İlişkiler, Hayatınıza Doğru İnsanları Çekme Kılavuzu.

Modelimiz Hayvanlar!

İstikrarlı İlişkiler’de Beck, insanlardaki dört temel karakter tipini açıklamak için hayvanları model olarak kullanıyor: balina, köpekbalığı, yunus ve baykuş. Matrak, düşündürücü, eğlenceli bir kitapla karşı karşıyayız. Kitapta hayvanların dilini konuşuyor ve yunusların neden baykuşlarla asla evlenmemesi gerektiğini, neden bir balina evlat yetiştirmeniz gerektiğini ve bir köpekbalığı tarafından mideye indirilmemek için ne yapmanız gerektiğini öğreniyorsunuz, iddia bu.

Enerji Vampirleri ise yine mizah dozu yüksek bir kitap, yine de her bölümün sonunda yazarın verdiği ödevler, yapmanız gereken listeler hayatını gözden geçirmeye henüz hazır olmayanlar için zorlayıcı olabilir. Ne de olsa hayatımızdaki kronik şikayetçileri belirlemek de, onlardan uzaklaşmak da kolay değil. Dahası Enerji Vampirleri, Beck’e dünya çapında şöhret kazandıran insan karakter tasnif ve tahlilini içeriyor: Müzmin bir şikayetçi misiniz, karınca mı, elmas mı yoksa süper star mı, kitabın sonunda göreceğiz.

Tobias Beck

“Sistem Beni Çiğnedi ve Geri Tükürdü!”

Peki kim bu Tobias Beck? Yazar her şeyden önce çocukluğundan itibaren farklı olarak yaftalandığını, hakkında ilk bilinmesi gerekenin bu olduğunu söylüyor. Ancak yanlış anlaşılma olmasın, bu farklılık “benim çocuğum sanırım bir dahi”, “yaşıtlarından çok farklı, galiba o seçilmiş bir varlık” farklılığı değil, tersine isteneni ve bekleneni yapmayan, aklı ve duyguları sisteme göre işlemeyen bir çocuğun farklılığı. Elbette bu değişik olma hali cezasız bırakılmıyor ve Beck şöyle diyor: “Sistem beni daha en baştan istemedi. Beni çiğnedi ve geri tükürdü.” Düşük notlarla, sayısız disiplin cezası ve kovulmayla, eline tutuşturulan boyalı kuş belgesiyle hayata atılıyor Beck, hayallerinin çok uzağında ve kimsenin ona şans vermeye niyeti yokmuş gibi görünüyor. Farklı işler deniyor, çok çalışıyor ve sürekli arıyor. Bir noktada en büyük yeteneğinin iyi konuşmak ve ikna kabiliyeti olduğunu anlıyor ve hayatının yükseliş ve zenginlik dönemi böylece başlıyor. Müthiş bir ev, araba, popülarite ve her şey... Her şeyi satabilir, herkesi ikna edebilir ve istediği her şeyi alabilir! Ancak masalın sonu pek de parlak değil, bir dizi hata sonucu onu zengin eden şirket batıyor. Beck, bir kez daha en baştan başlamak zorunda. Mutluluğu bulmak ve başarının gerçekte ne anlama geldiğini anlamak için bir yolculuğa çıkıyor, çıktığı yolculuk boyunca farklı yaklaşımları, kadim bilgilerin öğretilerini, modern dünyanın mutluluk avcılarını, ona en iyiyi vadedenleri dinliyor, yollarını tecrübe ediyor, deneye yanıla kendi yolunu ve yolculuğunu buluyor. Tamamlamak mı, asla! Yolculuk hep devam ediyor.

Bugün elimizde tüm bu deneyimlerden ve sohbetlerden damıtılmış iki kitap var. Muzip bir yazarın elinde deneyimler de eğlenceli ve öğretici bir hale dönüşüyor. Sorularımız ilgi çekici: Karınca mısınız, elmas mı, süper star mı, kronik şikayetçi mi? Balina ya da köpekbalığı mısınız, yoksa yunus ya da baykuş mu?

Akraba Okumalar

Neredeyse beş yıl önce Kolektif Kitap’tan çıkan Hayvan Olmak kitabını okumuş ve hakkında bir değerlendirme yazmıştım. “Şehir karmaşasından, teknolojiden, en çok da insandan uzaklaşmayı vaat eden, alternatif yaşamı gözü henüz kesmese de alternatif bir tatil peşinde olanları çağıran, ekolojik bir kampta kaldım bu yaz. “Olimpos çok bozdu” tayfasından ziyade, kendiyle, doğayla baş başa kalma derdindeki konuklar, bungalovlar, kerpiç evler, güneş enerjisi, türlü çeşit meditasyonla dolu bir hafta. Huzursuza huzur yok kuralı burada da geçerliydi, Charles Foster ismiyle ilk kez bu kampta tanıştım. Yeni bir deneyim sunan kitabından bahsediyordu kamp sakini, şamanizmdeki “görmek” meselesini en doğru anlayan yazar olduğunu söylüyordu. Kendinden geçen, yok olma arzusuyla dolu bir dönüşüm deneyiminden ziyade, coşkulu, sahici, vahşi bir dönüşüm hikayesi yazdığını söylüyordu Foster’ın. Ve çok beklemeden kitap Türkçe yayımlandı. Doğruymuş, müthiş bir vahşileşme kitabı var artık elimizde. Noah Harari’nin Sapiens’inde insan türünün sırlarını kurcalamıştık, bu kez okur, veteriner ve hukukçu Charles Foster’ın rehberliğinde “hayvan olmayı” deneyimliyor, gerçekten hayvan olmayı!”

Bu yıl salgın korkusuyla bahsettiğim kampa gidemedim, yine de kamp sakinleriyle bir araya geldiğim her sanal buluşmada Tobias Beck ismi öyle ya da böyle geçti. Okuyanların bir kısmı “Makine gibi çalışıyor yazdıkları, Alman mizahı, kişisel gelişimle buluşmuş, başrolde mantık var,” derken kimileri de “Amerikan tarzı proje kitaplardan farklı, yeni yaklaşımlar arayanlar için ideal,” diyordu.  

Öyle ya da böyle, kişisel gelişim okurları için farklı okumalar vadeden Enerji Vampirleri ve İstikrarlı İlişkiler kışkırtıcı soruların peşine düşmek isteyen okurlar için ideal.  Charles Foster’ın Hayvan Olmak kitabını da bu vesileyle hatırlatmış olayım, birçok yönüyle Beck’in kitaplarıyla akraba, tamamlayıcı çok yönü var. Foster insandışı bir hayvanla hakiki iletişim kurmayı başarabildiğinde, insan ilişkileri için de umut taşınabileceğini savunuyor kitabında. Belki de tanımak ve tanınmak için pençe atmak, yerde sürünmek, suyun dibine dalmak hiç de kötü bir fikir olmayabilir! Sonuçta derdimiz insanla ya da toprakla, en çok da kendimizle daha anlaşılır bir dilden konuşmak değil mi?


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın