BLÖF: BU KİTABI MUTLAKA OKUYUN!

Michael Kardos

Kesinlikle istemeden de olsa yazar olmama sebep olan annem Felice Kardos’a sonsuz teşekkürler. Bu annemin okumadığı ilk kitabım. Umarım hoşuna gider.

Bir kitabın ilk cümlesi ne kadar önemliyse son cümlesi de o kadar önemlidir. Bu fikrin, kitabın sonuna eklenmiş teşekkür notunun son cümlelerine kadar geçerli olduğunu söyleyebilir miyiz? Elbette.

Michael Kardos’un en az Jonathan Swift kadar iyi bir satirist olduğuna Blöf kitabını son cümlesine kadar elimden ara ara bırakarak ama hep aklımın bir köşesinde sonra ne olacağını merak ederek okuduğumda şahit oldum. Biçim ve içeriğin iç içe geçerek birbirini mükemmel tamamladığı, mükemmel bir yapıda kurgulanmış bir kitap. Hiçbir detay boşlukta süzülmüyor. Okurun gözünün önüne perde çekerek aklını çelen, odağını şaşırtan detaylar da buna dahil.

Yazar inanılmaz derecede zeki, hınzır ve sinsi.

Michael Kardos, en az Goebbels kadar muazzam inandırıcılığa ve propaganda gücüne sahip bir yazar ve bu gücünü kullanmayı müthiş bir şekilde başarıyor. Yazar şimdilerde ABD’de Mississippi Devlet Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık bölümünün eş yöneticiliğini yapıyormuş. Yazmanın işlenebilecek bir zanaat olduğuna kanaat getirmiş ABD yazarlık ve yayıncılık sektörünün, Pushcart adında bir ödül almış ve The Three-Day Affair kitabı, Esquire erkek dergisi tarafından yılın en iyi kitaplarından biri seçilmiş, son yıllarda dünyaya salınmış bir ürünü. Yani Amerikan virüsünün yarattığı, Trump gibi avuçlayıcı bir yazar. Neyi avuçladığını sanırım bu yazıyı okumaya devam eden herkes gayet iyi biliyor.

Geçen sene Nobel edebiyat ödülünün Peter Handke’ye verilmesi epey tepki çekmişti. Ancak bu tepki günümüz dünyasında doğru olmayan bir şeye verilen tepki değil, sadece politik olarak doğru olmadığına nispeten büyük bir grupça karar verilmiş bir şeye verilen bir tepkiydi. Çünkü tepki zaten Handke’nin politik duruşuna karşıydı, yazınına değil. Bunun Kardos’la ne ilgisi var? Handke, annesinin intihar etmesinden sonra Mutsuzluğa Doyum (Aylak Adam, 2014) kitabını yazıyor. Bu yazının başındaki cümleler, Kardos’un Blöf kitabının son sayfasındaki teşekkür notunun son cümleleri. Blöf, Kardos’un annesi öldükten sonra yazdığı ilk kitap. Ben de bu yazıyı Kardos’un Goebbels’ini eleştirmek için yazmaya başlamadım ama niyetim tam olarak bu.

Peki bu iki yazar arasında bağlantı kurmaya gerek var mı?

Anne sevgisinin ve annelerimizin hayatımıza ne yönde etki ettiğini, özellikle erkekler için, irdelemek açısından evet, bizi bir yönde ilerlettiği için var.

Michael Kardos muhteşem bir yazar. Kitabın kurgusundaki şaşırtmacalar, ters köşeler -ki ne ters köşeler; bir İstanbul sokağından köşeyi dönüp kendinizi bir Malmö sokağında bulmak kadar şaşırtıcı, dehşete düşürücü ve kan dondurucu- ve yine kitaptan alıntılayacağım el çabuklukları, bu kitabın alt metnini gizlemekte, yazarın annesine olan nefretini anlatmasına kabul edilebilir, para kazandırıcı hatta ödüllendirilebilir bir imkân sağlamakta hayranlık uyandırıcı bir ustalıkla işlenmiş yazın yöntemleri.

Kitabın konusu kısaca sihirbazlık ve pokerle ilgilenen yetenekli bir kadının para kazanmak ve hayatta kalmak için uğraşırken başına gelenler. Maalesef daha açıklayıcı bir özet yazamıyorum çünkü kitabın her detayı kurgu içinde şüphe götürür merak unsurlarından oluşuyor. Hikâyenin sürükleyici akışında okumadan buradan alacağınız her bilgi okuma keyfinizi bozabilir. Ben elbette keyfinizi kaçırmak hiç istemiyorum.

Yine kısaca, adil ve dürüst olmaya çalışan bir kadının adaletin ne olduğunu gördüğü; erkeklerin dünyasının erkekler arasında kaldığı ve bu dünyada yaşanan sorunların cezasını kadınların çektiği; el çabukluğuyla hile yapmanın kadınların uzmanlık alanı olduğu ve bu ulvi bilgiyi bir kadının zor şartlardan geçip mutlak olarak görerek onayladığı bir hikâye. Kitabın bize verdiği en önemli ders, kadınların ellerini dikkatle izlemenin önemi. Burada bize ip ucunu uzatan manipülasyon sözcüğünün etimolojisi: Elle düzenlemek, el aleti kullanmak. Büyük veya küçük, kadın eli manipülasyonun sembolü.

Onu istemeden yazar yapan annesinin (annesi istemeden mi yoksa küçük Michael istemeden mi?) mezarına tüküren Michael Kardos’un Blöf kitabı, erkeklerin sinsiliğini, korkaklığını ve üç kâğıtçılığını gizliden gizliye açık eden, el çabukluğunda ustalaşmış ellerin klavye üzerinde ahenkli, muzip ve iki yüzlü salınışıyla yazılmış bir şaheser. Erkekleri hayatta tutan itici güçlerden biri olan nefretin ince ince işlenmesine tanık olmak isteyenler için eşsiz bir başucu kitabı. İnsanın manipülasyon gücüne bolca heyecan, biraz merak ve yoğun bir tiksintiyle şahit olmak ve bu gücün inceliklerini öğrenmek isteyenler için bulunmaz bir fırsat.

Kurgu bir romandan yazar hakkında yorumlarda bulunmak ne kadar doğru? Bunun da yazarın kullanabileceği ve kitaptaki karakterlerin öne sürdüğü, hilebazların savunma yöntemi olduğu söylenebilir: Poker masasında el çabukluğuyla hile yaparken yakalanırsan şiddetle inkâr et. Delil yoksa hiçbir şey kanıtlanamaz.

Bu kitabı mutlaka okuyun!

Blöf

Michael Kardos

Çeviri: Esra Even 

April Yayıncılık 

Sayfa: 328


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın