UCCELLO’NUN ALEGORİK AVI

Rönesans döneminin en başarılı ressamlarından ve bir perspektif ustası olan Uccello’nun ölmeden önce yaptığı son eser olarak bilinen “Ormanda Av”, ressamın çizgisel perspektifte geldiği son noktadır.

Çizgisel perspektif, iki boyutlu bir yüzey üzerinde belirli geometrik konumları ve hatları kullanarak derinlik yaratma tekniğidir. Kaçış noktası da denilen ufuk noktasından yüzeyin ön tarafına uzanan çizgiler, resimde bir derinlik algısının oluşmasına neden olur.

Sözünü ettiğimiz tekniğin bu eserde son derece başarılı bir şekilde kullanıldığını görüyoruz. Kompozisyonunu bir av teması üzerine inşa eden ressam, resminde mızraklı avcılar, atlılar, av köpekleri, geyikler, yerde duran ağaç kütükleri ve kompozisyonun sağına konumlandırdığı ırmağı, kaçış noktasına uzanan çizgisel derinlik üzerine yerleştirmiştir. Figürlere dikkatli bakarsanız soldan sağa ve sağdan sola, ormanın derinliklerinde bulunan kaçış noktasına doğru yöneldiklerini görürsünüz. Bu da resimdeki derinlik algısını bir hayli güçlendirmiş.

Ayrıca eserde çok sayıda ağaç olmasına rağmen sadece dördü dikkat çekici şekilde ön plandadırlar ve aslında sahneyi üçe bölerler. Bu da demektir ki sahne de hiçbir şey rastgele yerleştirilmemiş, her şey matematiksel bir kurgu neticesinde ortaya çıkmıştır. Figürler bir yandan resmin konusunu da güçlendirir ve seyircide heyecan hissi oluşmasına yardımcı olurlar. Seyirci istemsizce, gözleriyle derinlere doğru kaçar. Ressam oluşturduğu harika kurgu ile izleyici ile avcı-av oyunu oynar. Bizi sürekli ormanın derinlerine kaçırırken peşimize de avcıları takar.

Rönesans resimleri genellikle gerçekçi bir dünyayı yansıtmayı amaçlarken Uccello’nun buna çok da dikkat etmediğini görürüz. Renkler fazlasıyla canlıdır. Özellikle yeşil üzerine yoğun kırmızı kullanımı, figürlerin kuklalara ya da oyuncaklara benzemesi ve sahnenin gereğinden fazla kurgusallığa kaçarak doğallıktan uzaklaşmasıyla fark bir rönesans eseri ortaya çıkardığını söyleyebiliriz.

Bu eserin yapılması talebinin kimden geldiği bilinmese de siparişin, Floransa’nın meşhur ailesi Medici’lere ait olduğu düşünülür. Öte yandan, eserin alegorik anlamları ilgili de çeşitli rivayetler bulunmakta; bir düğün hediyesi olarak, aslında aşk alegorisini anlatmak için yapıldığı söylenir. Sahnedeki ufak detaylardan bazı mitolojik izler yakalamak da mümkün: Atların dizginlerinde hilal şeklinde motiflerin olması akıllara doğrudan avcı Tanrıça Artemis’i getiriyor. Artemis’in bekaret ile de ilişkisi olmasından yola çıkarak bunu Floransalı genç ve güzel bir kızla evlenmek isteyen zengin bir adamın düğün hediyesi olarak sipariş etmiş olabileceği tartışılıyor.

1470 yılında yapılan ve günümüzde Oxford’daki Ashmolean Müzesi’nde bulunan eser, ne için yapılmış ve yaptırılmış olursa olsun perspektifte daha ileri gitme amacı güdülerek resmedildiği açıktır.


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın