Mutsuzluk Zamanlarında "Elden Düşme Dünya"

“Sakin ol, gündelik yaşamın iyi niyetli aptallığına maruz kalıyorsun.”

Wilhelm Genazino’nun hikâyelerini biz okuyuculara aktaran karakter şimdi ne yapıyor, hangi caddede yürüyor, çantasının içinde neler var ve işi bittiğinde hangi kafeye oturup nasıl gözlemler yapacak, merak ediyorduk. Bu sefer isimsiz kahramanına karşılık, adı Elden Düşme Dünya olan kitabıyla geldi işte. Her romanının başlangıcında olduğu gibi bu kahramanı da yürüyerek karşıladı bizleri. Bakın, görüyor musunuz?

Fazla sıcak, neredeyse yakıcı sıcaklıkta bir öğle sonrasıydı, eve gidiyordum; iki odalı, sessiz daireme. Etraftaki binalara, bin kere görmüş olduğum halde, tekrar tekrar, göz ucuyla da olsa bakmaktan hoşlanıyordum. Çoğu eskiydi, aralarında harap olanlar da az değildi.”  

Yine, her zamanki gibi onu, yani kahramanımızı ilk önce yalnızken tanıyoruz. Çevre veya eşyalar ile ilgili kılı kırk yaran gözlemleri eşliğinde yürürken eşi olup olmadığı, çocuğunun olup olmadığı, annesinin ya da babasının sağ olup olmadığı konularında hiçbir fikrimiz yok. Onunla ilgili net olan şey yürüdüğü ve yine bir Genazino karakterinin elden düşme dünyasına şahitlik edeceğimiz...

Wilhelm Genazino, dilimize çevrilen dördüncü romanı Elden Düşme Dünya ile yeniden aramızda.  1943 doğumlu olan Alman yazar, İkinci Dünya Savaşı’nın bitimi esnasında doğan kuşak arasında yerini almakta. Kayıp ve yıkıntı üzerinden yeniden toparlanmaya çalışan toplum içerisinde birey olmanın mücadelesi verilirken yetişen Genazino, Alman Dili ve Edebiyatı ile Sosyoloji eğitimi görüp serbest muhabirlik yaptıktan sonra çeşitli dergi ve gazetelerde editörlük yaptı. 1977 yılında Abschaffel üçlemesi ile tanınmaya başlayıp okur kitlesi edinen Genazino, Alman edebiyatının en prestijli ödülü olan Georg Büchner ödülünü almayı başaran önemli edebiyatçılar arasına girdi. Çok büyük bir savaşı geride bırakan Alman toplumunun edebiyatı, Genazino hikâyeleri ile bireysel olana yöneldi. Gündelik hayatının içinde basit, sıradan uğraşlar edinen, hayatını ve ilişkilerini sakin ve dolaysız şekilde yürüten bireyi okumaya başlayan okuyucular, yeni toplumun temel taşlarından yalnızca birini keşfediyorlardı okuyorlardı aslında.

Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk (Ayrıntı Yayınları-2014) O Gün İçin Bir Şemsiye (Jaguar Yayınları – 2014) Aşk Aptallığı (Jaguar Yayınları – 2018) ve Elden Düşme Dünya (Jaguar Kitap – 2020) Wilhelm Genazino külliyatından, edebi dünyasından bahsedebilmemiz için yeterince veri sağlıyor.

Öncelikle şunu belirteyim: Tam anlamıyla bütünlüğe ulaşmış bir edebi dünya ile karşı karşıyayız. Buna Alman disiplini diyebilirsiniz veya dünyaya mal olmuş bir ülkenin yazarı olarak ne yazdığını, ne yazmak istediğini bilen bir yazar ile karşı karşıya olduğumuzu da düşünebilirsiniz. İkincisini tercih ederek dört kitabı, konularını ve kahramanlarını ele alacağım.

Mutluluk Zamanlarında Mutsuzluk ile ilk buluştuğumuzda bu kendi halinde, günlük, basit meseleler üzerine kurgulanarak akıp giden romandan etkilenebileceğimizi hiç tahmin edememiştik. Romanın 41 yaşındaki anlatıcısı Gerhard Warlich, felsefe doktorası yapmasına rağmen bir çamaşırhanenin müdürü olarak çalışmaktadır. Traduel isimli sevgilisiyle yaşayan Gerhard, Wilhelm Genazino’nun sonra okuyacağımız roman karakterleri adına bizlere önemli ipuçları verecektir. Yazarın neredeyse birbirinin aynı yaşam tarzını benimseyen erkek karakterleri yaşamın zorlamaları olmasa (uyanmak gibi, diğer kişilerle ilişki halinde olmak gibi, çalışmak zorunda olmak gibi, çocuk sahibi olmak gibi hatta yürümek gibi) üstesinden gelme konusunda pek yetenekli olmadıklarından, bu hayatın içinden düz bir şekilde geçip gideceklerdir.

O Gün İçin Bir Şemsiye romanının 46 yaşındaki anlatıcısı ayakkabı denetçisidir. Sevgilisi Lisa tarafından terkedilmiştir ve önceden onunla yaşadığı evde yaşamaya devam etmektedir. Aşk Aptallığı’nın 52 yaşındaki anlatıcısı ise kıyamet hakkında seminerler vererek ve makaleler yazarak hayatını kazanır. İki kadınla birden beraberdir. Birinden birine karar vermek ve yaşlılığını onunla geçirmek ister ama bir türlü seçim yapamaz. Karar vermeyi düşünüyordur, o kadar, başka hiçbir geçerli sebebi olmaksızın. Yayımlanan son kitabı Elden Düşme Dünya’da ise serbest mimar olarak çalışan ancak tanıdığı bir mimarın ölmesi üzerine işinin anlatıcımıza teklif edildiği, dolayısıyla da bir anda kadrolu çalışana dönüşen bir karakter ile karşı karşıyayızdır. Maria isimli sevgilisiyle inişli çıkışlı bir ilişkisi olan anlatıcı, kendi rızasıyla içine düştüğü çalışma hayatından hiç de memnun değildir.

Wilhelm Genazino’nun dört kitabında karakterler üzerinden kurguladığı dünyanın özeti bundan ibaret. Son derece gündelik bir düzlemde akan, çatışmalı ve heyecanlı olaylar silsilesi barındırmayan; sakin, neredeyse eylemsiz ve yaşama karşı isteksiz, hatta yaşamın kenarına hemen kalkacakmış gibi ilişerek oturmuş hâlde etrafı seyre dalan karakterleriyle Genazino, bu hayatı sizin bize algılatmaya çalışılan şekilde değil, bildiğiniz şekilde de değil, kendi doğrularımla anlatacağım, diyor. Karakterlerin tamamını da bu minval üzerine yaratıyor. Özellikle son romanı Elden Düşme Dünya’da Genazino’nun bu düşüncesi iyice bariz hâle geliyor. Dört karakterin dördü de bir huzursuzluk balonu içinde varlıklarını sürdürüyorlar. Bu, onlara tahsis edilen bir huzursuzluk hâli. Çevreleriyle, aileleriyle, toplumla ilişkilendiremeyeceğimiz türden, dört başı mamur, kendi özgürlüğünden ödün vermeksizin, alabildiğine uzanan ovalar gibi.

Fakat İkinci Dünya Savaşı sonrası iyice büyüyen, yedikçe doymayan, doymadıkça yemeye devam eden ve toplumların her bir kesimini çepeçevre saran kapitalist sistem gerçeği de var. Wilhelm Genazino karakterlerinin asla alışamayacakları ve kendilerini düzenin akışına kaptıramayacakları bu sistem onları huzursuz ve aynı zamanda silik bir hâle getirse de, bu romanları çağımızın en iyi anlatı kategorisine sokan özellik tam da burada yatıyor. Genazino karakterleri yaratılan dünya düzenine karşı bilinçli olarak pasif kalıyor, böylelikle dünya ile asla mutabık kalmayarak direniyorlar. Elden Düşme Dünya’nın isimsiz karakteri şu sözleri sarf ederken bu dünya ile hiçbir zaman mutabakata varamayacak olanlara sesleniyor:

“İnsanın dünya ile tamamen mutabık olmayışı, bana ta derinlerde anlaşılmaz bir şey olarak görünüyordu. Belki bunun için, Tanrı veya herhangi başka bir şey tarafından “sorun çetrefilleştirici” sıfatıyla damgalanmış olduğumdan şüpheleniyordum uzun zamandır.”

Mutabık mıyız?

Wilhelm Genazino’nun edebi dünyası işte bu mutabakatsızlık üzerine kuruluyor. Kitleleri yönetmenin, bir arada tutmanın ve kullanmanın gerilerde kaldığı, bireyin şartlar ne olursa olsun seçim yaptığı yeni nesil dünyanın yanında olduğunu her kitabıyla deklare eden Genazino sonuna kadar okunmayı hak eden bir yazar olarak sizleri bekliyor.   


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın