YAZ OKUMALARI

Uzun yaz günleri okumak için ne güzel vakitlerdir! Gün ışığını bolca kullanalım derim: Biber kurutarak, kitap okuyarak ya da "daha iyi insanlar olmak için ne yapabiliriz"i düşünerek...


"Yaz okumaları" diye bir şey var mı var! Ama bu yaz okumaları tabiri daha bir hafiflik içermiyor bence. Okuyan zihnin durumu belirler çünkü okunanın nasılını. Yaz ya da kış değil. Yaz okuması denilen şey, okumaya daha çok ışık kalması demek yalnızca sanki...

Kentsiz ve savaşsız bir köpek toplumu

İthaki’den çıkan Kent, bu ay çantamdaki kitapların ilkiydi. Bu kitap bir bilimkurgu klasiği. Köpeklere ait bir dünyada, robotların hizmetkâr, insanlarınsa mitolojik bir canlı olduğu bir distopyayı anlatan Clifford D. Smark, nazik üslubuyla bilimkurgu algısına büyük yenilik getiriyor. Nasıl demeli, sanki biraz Ursula K. Le Guin okur gibi... 1944 ve 1951 arasında yayınlanan sekiz birbiriyle bağlantılı kısa öykünün, 1952 yılında bir araya getirilmesiyle oluşan roman, Dünya Fantezi Ödülleri’nden en iyi kurgu eser sahibi.

Amerika’daki ‘zenci’nin hikayesi

60’lı yıllarda polis şiddetinden ve giderek tırmanan ırkçılıktan kaçmak için Amerika’dan ayrılıp Paris’e giden ve bir süre İstanbul’da da yaşayan James Baldwin’in Ben Senin Zencin Değilim adlı kitabı Kırmızı Kedi’den çıktı. Suikast sonucu öldürülen üç arkadaşı, Malcolm X, Martin Luther King ve Medgar Evers üzerinden Amerika’daki ırkçılığı ve ırkçılığa karşı mücadelenin tarihini anlatan Baldwin, kitapta kendi hayatından anılara da yer veriyor.

Bu arada kitabı, Baldwin’in tamamlayamadığı Remember This House adlı romanına ait, 30 sayfalık bir dosya halinde bıraktığı metinlerden derleyen kişi, daha evvel aynı adlı belgeseli de yöneten Raoul Peck. Sevin Okyay’ın güzel çevirisiyle, Black Lives Matter hareketinin yükseldiği şu günlerde okunmalı.


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın