AGATHA CHRISTIE'NİN ESRARENGİZ KAYBOLUŞU

Polisiyenin kraliçesi Agatha Christie, arkasında sadece çok sayıda roman değil, romanlara konu olacak türden esrarengiz bir hikâye de bıraktı. Soğuk ve karanlık bir gecede, kocasıyla şiddetli bir tartışmaya tutulan Christie, kızıyla vedalaştı ve arabasına atlayıp karanlığın içinde gözden kayboldu.

Ertesi sabah aracı bir tebeşir ocağının kıyısında, farları açık bir hâlde terk edilmiş olarak bulundu. Christie'nin paltosu arka koltukta bırakılmıştı, üstelik yanı başında, üzerinde "zehirli kurşun ve afyon" yazan bir şişeyle birlikte! Ancak Agatha Christie'nin kendisinden hiçbir iz yoktu.

Elbette yer yerinden oynadı, Christie'yi bulmak için büyük bir arama başlatıldı. Teoriler havada uçuşuyordu. Kocasının gizli bir ilişkisi vardı da eşini ortadan mı kaldırmıştı? Yoksa bütün bu olup biten yazarın yeni romanı için yürütülen bir tanıtım faaliyeti miydi? Yazarın hayranları bu gizemin de, tıpkı yazarın romanlarında olduğu gibi, eninde sonunda çözüleceğine inanıyor ve merakla bekliyordu.

Fakat öyle olmadı. Christie, 11 gün sonra Harrogate'te bir otelde ortaya çıktı. Bir tür unutkanlık yaşadığını duyurdu ve bu olaydan bir daha asla bahsetmedi. Ölümünden sonra yayımlanan biyografisinde bile bu olaydan oldukça kısaca bahsediliyor, adeta geçiştiriliyordu.

Christie'nin ortadan kaybolduğu o 11 gün zarfında nerede olduğu, neler yaptığı bugün dahi gizemini korumayı sürdürüyor. Anlaşılan bu, sonunu sadece yazarın bildiği bir hikâye olarak kalmayı sürdürecek!


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın