ÖDÜLLER MEVSİMİ

Klasik Köşe

Asuman Kafaoğlu Büke

akafaoglu@yahoo.com

Sonbahar gelir, okullar açılır ve yayınevlerinde hareket başlar; bizler de yeni bir oluşum içinde, yeni heyecanlarla yazmayı sürdürürüz. Sonbahar aynı zamanda ödüller mevsimidir, peşpeşe kitaplar yayınlanırken, diğer yanda geçen senenin kitaplarına da ödüller yağmaya başlar. 

Bu sene beş farklı edebiyat ödülünün seçici kurulunda olduğum için, hayatımda hiç okumadığım kadar çok roman okudum. Yunus Nadi Roman Ödülü için 85, Melih Cevdet Anday Edebiyat Ödülü için 34, Atilla İlhan Edebiyat Ödülleri için 65 ve Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü için de 40 eser başvurdu. Toplam 224 roman ediyor ama aynı romanlar farklı ödüllere başvurduğu için sayı 115’e düşüyor. Bir de ayrıca başvurusuz olan Erdal Öz Edebiyat Ödülü var; bu ödül esere değil yazara, seçici kurulun son iki yıl içinde okuyup beğendiği eserler tartışılarak veriliyor.

Soldan sağa: Melih Cevdet Anday, Yunus Nadi, Cevdet Kudret, Attila İlhan, Erdal Öz

İki ay içinde 115 kitabı okumak belki ilk bakışta olanaksız görünüyor ama durum edebiyat çevresi içinde olanlar için o kadar korkutucu değil. Yıl içinde bu romanların birçoğunu okumuş, hatta üzerine yazı yazmış ya da derste işlemiş oluyoruz. Geriye göz ardı edilmiş, tanınmamış yazarların eserleri kalıyor. 

Her sene ödül mevsimi geldiğinde edebiyat ödülleri üzerine tartışmalar da başlar. Gerçekten iyi olan mı seçilir? Sıradışı, deneysel, marjinal eserlere şans tanınır mı? Yoksa kabul görmüş edebiyat zevki mi onaylanır her seferinde? Ve bir de tabii edebiyat eserinin değerlendirilmesi sorunu vardır. Estetik değerlendirme ne kadar nesnel olabilir? Bu sorular kuşkusuz her jüri üyesinin zihnine kıymık gibi batar çünkü her okur bir eseri farklı nedenlerle beğenir ya da beğenmez. Bunca tartışmalı konunun orta yerinde, yine de üç bin yıldır heyecanla beklenir ödüller. Yazarına prestij, esere tanınırlık getirdiği gibi, sadece kitap geliriyle geçinen yazarlar için bir destek niteliği de taşır. 

Tragedya Ödülleri

İ.Ö. 6. yüzyılda, baharda gerçekleşen Dionysos Şenliği’nde hem dini hem de sanatsal kutlamalar yapılırdı. Altı ay önceden başvuran piyesler (bunlar üçleme şeklinde olurdu) arasından üç tanesi seçilip sahnelenmesine karar verilirdi. Masrafları bugünkü anlamıyla bir “sponsor” üstlenirdi, yazarın ve oyuncuların ödemesini ise devlet yapardı. On - on beş bin kişilik dev tiyatrolarda halk tarafından izlendikten sonra birincilik ödülü kazanan yazara üç ayaklı, bronz bir kupa verilirdi. 

Sophokles

Antik dönemde de tartışma yaratırdı ödüller. Gerçek değerini bulmayan belki nice eser kayboldu bu yüzden. Bugün bu şenliklere katılan elli kadar yazar olduğunu biliyoruz ama sadece Aiskhylos (Eshilos), Euripides ve Sofokles’in isimleriyle eserleri günümüze ulaştı. Bunlar üzerine de hâlâ soru işaretleri var tabii ki. Örneğin Sofokles’in antik çağın başyapıtlarından biri sayılan, binlerce yıldır dünyanın her bir köşesinde sahnelenen Kral Oedipus tragedyası, Filokles adında bir yazarın oyunu karşısında daha az değerli bulunmuş ve ancak ikincilik kazanmıştı. Bunun gibi yığınla örnekten söz edebiliriz. İlk Nobel edebiyat ödülünün Lev Tolstoy yerine Sully Prudhomme’a verilmiş olması da ödüllerin başarısızlığına örnek olarak çok sık dile getirilir. 

Neye Göre İyi? 

Bu sene başvuran kitaplara topluca baktığımda aralarında çok sayıda oluşum romanı olduğunu fark ettim. Oluşum romanları, diğer adıyla Bildungsroman, acı çocukluk ve ergenlik deneyimi anlatırlar. Genelde kötü aile ilişkileri, anne ve/veya babanın yokluğunda büyüme, kahramanın toplum dışına itilme nedenleri gibi temalar işlenir. Bir diğer sık rastladığım tema, 50’li ve 60’lı yılların siyasi atmosferinde geçen, azınlıklara yönelik baskıları temel almış öykülerdi. 

Son yıllarda dünya edebiyatında öne çıkan motiflerin başında gelen kimlikler sorununu işleyen romanlar da vardı. Cinsel, kültürel, etnik kimlikler ve marjinal kimliklere uygulanan baskıları işleyen romanlar dikkat çekiciydi; ayrıca kadının toplumsal yeri ve sorunlarını başka temalarla birleştirerek anlatan çok sayıda eser vardı. 

Değerlendirme yaparken romanın konusu fazla önemli değildir. Neyi anlattığı değil, nasıl anlattığı ile öne çıkar eser. Çok ilginç bir dönemi ya da konuyu sıradan bir dille anlatırsa konunun değeri kalmaz. Klişelerden uzak, özgün bir dil yakalamış eserlerin ödüllerde şansı artar. Olumsuz bulunan anlatıların başında salt özetleme tekniği kullanılanlar gelir. Roman, farklı tür anlatı biçimleri kullanarak zenginleşir: Diyalog, geri dönüşler, geleceğe atılan ipuçları, betimlemeler, süslemeler, benzetmeler... Hepsi bir arada kullanılır. Bunlardan sadece birinin kullanılması, örneğin salt betimleme ile anlatılması romanı ağırlaştırır. 

Dil ritmi de önemlidir. Her cümleyi aynı şekilde sonlandıran, aynı sözcüğü anlam yüklemeden tekrarlayan, aşırı süsleme yapan anlatılar dengeden yoksun olur. Bir de benim özellikle sevmediğim bir anlatı tekniği okura ne hissetmesi gerektiğini söyleyen ifadeler kullanılmasıdır. Bu hem didaktik hem de görüş sınırlayıcıdır, romanı yorumlamayı hatta içselleştirmeyi olanaksız kılar. 

Ödül değerlendirmesi yaparken seçici kurulun dikkat ettiği bir şey de adına ödül verilen yazarın kişiliğinin ve dünya görüşünün ödüle yansıması olur. Yunus Nadi Roman Ödülü  genelde keskin siyasi dil kullanan romanlara, Melih Cevdet Anday Edebiyat Ödülü ise daha avangard ve deneysel eserlere verilebilir. Örneğin Atilla İlhan, kadın yazarlara pozitif ayrımcılık yapılmasından yana olduğunu açıkça belirttiği için değerlendirmede bu göz önünde bulundurulur. 

İşte böyle, yeni bir ödül mevsimine girmiş bulunuyoruz. Eylül ve Ekim ayları boyunca art arda ödüller sahiplerini bulacak. 11 Ekim’de açıklanacak Nobel Edebiyat Ödülü bu sene ayrı bir heyecanla bekleniyor olacak; hem geçen sene verilmediği hem de yeni jüri üyelerinin hangi yönde seçim yapacağı merak edildiği için. 

Yine de aklımızdan çıkarmayalım, tarihi değiştiren eserlerin bazıları kendi çağlarında bırakın ödüllendirilmeyi, anlaşılmadıkları gibi dışlanmış, yuhalanmış hatta yasaklanmıştır. Bugün beğenmediğimiz bazı eserler için de aynısı sözkonusu olabilir. 


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın