BAROK RESMİN AYKIRI RESSAMI VE ÖLÜMSÜZLEŞEN AŞKLAR

SANATIN TARİHİ


Celil Sadık

celilsadk02@gmail.com

Herkes sevdikleriyle mutlulukla poz verdiği bir fotoğrafı olsun ister. Mutlu olunan o ânın sonsuza dek yaşamasını... Günümüzde bunu yapmak hiç de zor değil, ancak 17. yüzyılda yaşasaydınız durum epey farklı olacaktı. O dönemde bunu sağlamak için telefon ya da fotoğraf makinesi almak yerine ressamlara büyük paralar vermeniz gerekiyordu. 

Rönesans döneminden başlayarak insanlar ressamlara kendilerinin ve eşlerinin portrelerini yaptırdılar. Bu masraflı bir iş olduğundan verecekleri pozu iyi düşünmek zorundaydılar. Bu yazının konusu olan esere gelene dek, tüm çiftler kendilerini birer asilzade gibi resmettiriyor ve son derece ciddi pozlar veriyorlardı. Ancak evlilikte samimiyete inanan bir çift, sıcak Barok resimler yapan bir ressamın kapısına gitti ve mutluluklarını Frans Hals’in ellerinde ölümsüzleştirdiler. 

1622 yılına ait bu resim, günümüzde Rijkmuseum’da sergileniyor. Kuzey Barok sanatının en güzel örneklerinden biri olan resimde, bahçe gibi bir yerde, bir ağacın altında oturan adamı ve karısını görüyoruz. Kuzey geleneğine uygun olarak, eser bazı gizli ve eğlenceli mesajlar içeriyor. 

Son derece doğal yüzlere, doğal ifadelere sahip figürlerin kim olduklarını da biliyoruz. Erkek figürü, bir diplomat olan Isaac Massa, eşi ise saltanat vekili olan bir adamın kızı Beatrix van der Lean… Kısacası, her ikisi de varlıklı ve soylu ailelerden geliyorlar. 

Barok sanat, pek çok örneğini kapalı alanlarda verirken Frans Hals, çifti bir ağacın altında resmetmiş. Beatrix’e bakın, kendisi evliliklerini ve mutluluklarını göstermek için hem mutlu bir ifade ile gülümsüyor hem de kocasının omzuna attığı elinde ışıldayan yüzüğünü gösteriyor.

Kocası ise sanki bir yemin edermiş gibi sağ elini göğsüne koymuş. Burada evliliğin kutsal yemini vurgulanıyor. İkilinin kıyafetlerindeki süsleme ve işlemeler ise yine onların zengin olduklarını vurgularken sanatçının da detaylar üzerinde ne denli iyi çalıştığını gösteriyor. Ayrıca, dikkat ederseniz her yere kök salmış, çok büyük ve güçlü bir ağacın altında resmedilmişler. Bu da çiftin güçlü ve köklü evliliklerini sembolize ediyor. Sol kısımda gördüğümüz bitkiler ise devedikenidir ve Hollanda’da erkeklerin sadakatini temsil etmektedir.  

Böylesi bir kompozisyon, dönem için alışılmışın oldukça dışındadır. 

Öte yandan, güneşli ve neşeli bir havanın hâkim olduğu resmin atmosferi, Hollanda’dan çok bir İtalyan manzarasını andırmaktadır. Barok sanatın iç karartıcı kasvetinden uzak, ışıyan, yeşil bir aşk bahçesini andırır. 

Arka planda ise daha ilginç bir manzara ve başka semboller çıkıyor karşımıza. Arkada bir tapınak yer alıyor. Bu, Juna ya da daha çok bilinen adıyla Antik Yunan Tanrıçası Hera’ya ait bir tapınaktır. Bu savı destekleyen iki sembol görüyoruz: Birincisi Hera’nın evlilik tanrıçası olması, diğeri de Hera’nın sembolü olan tavus kuşunun arka planda yer alması… Tavus kuşunun etinin çürümediğine dair yaygın bir inanış vardır. Bu da onun ölümsüzlük ile ilişkilendirilmesine yol açmıştır. Yani “Ressam bu sembole dikkat çekerek resmettiği mutluluk ânını ölümsüzleştirdiğini ilan etmiştir,” dersek yanılmış olmayız.


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın