BAZI YETİŞKİNLER ISPANAKLI YUMURTADAN BIKAR

Erdi İnci

Hayatımızda bu denli sık yemek yaptığımız bir döneme hiç girmemiştik muhtemelen. Sabah kalkar kalkmaz günün menüsünü en son ne zaman düşünmüştük? İtiraf edelim, kuru fasulye çoğumuzun sofrasına alüminyum kaplarda, siparişle gelmiştir, öyle değil mi?

İkinci ayına girdiğimiz karantinada, yapmamız gereken onlarca konu birikti. Çok şaşırtıcı değil mi, bu kadar kısa sürede yeni düzene adapte olup hemen yeni bir kültür oluşturmak? Aranızda online yoga dersine katılmayan var mı? Whatsapp gruplarına gelen saçma bir ses kaydını dinlemeyen, yalan bir haberi doğrulamaya çalışmayan? Hele ki ekmek yapmadıysanız, evden çıkışınız ikinci bir emre kadar yasaklanacakmış. Arkadaşımın görümcesi bakanlıkta sekreter, o dedi bana. “Hemen ekmek yap ve bunu sosyal medyada paylaş,” dedi. “Yoksa karantina bitse bile evden çıkamazsın.” (Umarım bu yazdığıma inanmamış, doğruluğu kontrol edilecek haberler listesine eklememişsinizdir. Umarım!)

Bu yeni üretim sıklığına oranla aklımızdaki yemek çeşidi kısıtlıyken, bu çeşitlerin arasında yapabileceklerimiz daha da kısıtlıyken (O mantıyı deneyip hem kendinizi hem de onca malzemeyi rezil ettiniz, değil mi?), internetten yapılabilir yemek tarifi aramak şu an hepimiz için şahane bir çıkış yolu. Hele ki aklımızda hiç, hem de hiç yemek önerisi yokken! Ve çoğu sitede, nedense istisnasız, karşımıza aynı yemek çıkıyor: Mercimek köftesi. Bütün başlıkların altında mercimek köftesi var! Bakliyat yemekleri: Mercimek köftesi (çeşit çeşit)… Sebze yemekleri: Mercimek köftesi… Vegan seçenekler: Mercimek köftesi… Sağlıklı lezzetler: Mercimek köftesi (ilk sırada)… Çay saatinin olmazsa olmazı: ELBETTE MERCİMEK KÖFTESİ! Mercimek köftesinin bu denli hayati bir yemek olduğunu görünce, sadece lapa pilav ve makarna yapmayı öğrendiğiniz için kendinizi dışlanmış hissedebilirsiniz. 

Fotoğraf: Mucize Lezzetler

Ama günde kaç öğün mercimek köftesi yiyebilirsiniz ki? İnternetteki yemek tarif sitelerine teşekkürü istisnasız borç bilsek de, birbirinin aynısı gözüken yığınla tarifin arasında farklı yemek seçeneklerini o kadar kolay bulamayacağınız arayüzleriyle sizi bir noktada çaresiz bıraktıkları tartışılmaz. Sonuçta karantinanın ilk ayı bitti. Bir ayda minimum doksan kez yemek yediniz.

O zaman eski usule geri dönüp, kitaplardan medet ummanın tam zamanı. Benim gibi düzen isteyenlerin; dikkat dağıtıcılara, alakasız görsellere, yanarlı dönerli reklamlara boğulmamış tariflere ihtiyacı var. Dolayısıyla, düzeltisi yapılmış, bir düzen ve sükûnet için yayımlanmış metinlerle ifade edilen tariflerin yer aldığı, duvara asılacak resimlerle bezenmiş yemek kitapları bugünlerde yeni(den) kılavuzum oldular. Elimdeki en güzel örnek de, Yasemin Üstay Tekin’in yazdığı Her Çocuk Ispanak Sevmez.

Onlar için pişirdiğimiz her şeyden biraz olsun yemelerini, farklı tatlara açık olmalarını, sağlıklı yiyeceklerden zevk almalarını dilediğimiz çocuklarımız, bu hayalimize ortak olmadığında yaşadığımız endişeyle karışık hayal kırıklığına hepimiz aşinayız. Kitap, çocuğu yemek seçen ya da yemek yemeyi sevmez görünen ebeveynler için hayat kurtarıcı bir özelliğe sahip. Önerisi, dönüştürmek. Yiyecekleri, yeni kurgular ve formlar içinde sunmak. Kitabın adından başlarsak, çocuğumuz ıspanağı seviyor ama ıspanağı o pirinçli yemek haliyle yemek istemiyor olabilir mi? Mesela yetişkin sofralarımızda gitgide daha çok yer bulan brokoliye çocuğumuz burun kıvırıp sadece makarnadan yemek isterse, ne yapabiliriz? Brokoli soslu yeşil makarna yapmayı denemiş miydik hiç? Çocuğunuz pırasa mı istemiyor? Pırasadan köfte yapın mesela. Kabak dediğiniz anda kafasını mı çeviriyor? Kabaklı çikolatalı kek leziz bir seçenek! (Bu noktada dalga geçmeye başladığımı düşünenleri 186. sayfaya davet ediyorum.) İşte Her Çocuk Ispanak Sevmez bu ve bunun gibi onlarca tarifle karşınıza çıkıyor. Çocuğunuzun yemesini hayal ettiğiniz yiyeceği, onun yemek istediği bir biçimle ve bütünle buluşturan tarifler oluşturmuş Yasemin Üstay Tekin. Üstelik besin değeri daha yüksek malzemelerle, sağlıklı öneri ve yöntemlerle. Uygulanabilirlik anlamında da gayet basit bir içerik ve kurguyla. Basit olanı yaratmak için çok araştırdığı, araştırmasını denemelerle zenginleştirdiği, elde ettiği deneyimi ince bir süzgeçten geçirdiği her tarifte belli oluyor.

Şimdi izninizle, çocuksuz ama yine de kendine yemekler yapmak zorunda olan bir yetişkin olarak, yazının başladığı bağlama geri dönecek, bu kitabı konseptinden biraz çıkaracağım. Zamanın bol, hareket alanımızın kısıtlı olduğu bir dönemden geçiyoruz, bir şekilde bilip yaptığımız yemeklerin yavaş yavaş dışına çıkmaya, yeni şeyler denemeye ve tatmaya çalışıyoruz. Evet, sıkılıyoruz ve evet, bize bir uğraş gerekli. Çünkü ıspanağı kavurup üstüne yumurta kırmak, güzel bir ıspanak yemeği yapmak ya da bizim gibi zamanında sıkılan o muhterem atamızın izinden gidip ıspanaklı kek yapmak dışında, o koca demet ıspanak soframızda yer bulamıyor. (Börek hamuru açamayacağımızı hepimiz biliyoruz.) Farklı şeyler deneme motivasyonunun baş gösterdiği bu dönemde karşıma çıktı Yasemin Üstay Tekin. Yeni tarifler deneme düşüncesindeyken, bana çaktırmadan, "Gerçi burada denenmişi var," dedi kitabıyla. Ve daha önce ıspanaklı köfte yapmak açıkçası aklıma gelmemişti. Benim gibi yetişkinlerin hafızasında bu kitap Her Çocuk Ispanak Sevmez değil de "Bazı Yetişkinler Ispanaklı Yumurtadan Bıkar" adını alabilir rahatlıkla.

Okudum, (çoğunu) pişirdim, tavsiye ederim. Bizim gibi "koca koca adamlar"a da afiyet olsun!

Satın almak için tıklayınız.




Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın