YERDEKİ TURTA KIRINTILARI GİBİ

Çantamdaki Kitaplar

Elif Türkölmez

elifturkolmez@gmail.com

Amerikalı yazar Shirley Jackson, yazdıklarıyla kadınlar, çocuklar, mutfak, kutsal annelik miti ve o dev Amerikan rüyası balonuna çuvaldızlar sokup çekmiş, çok cesur ve çok yetenekli bir yazardır. Onun kitaplarının, okuyan üzerindeki etkisi epeyce uzun sürer.

Gündelik yaşamın ancak çok dikkatli bakıldığında fark edilen trajedilerine, dışarıdan sütliman görünen ama içte gök gürültülü şimşekler çakıp, rüzgarlı hortumlu fırtınalar kopan aile hayatlarına, gelenek deyip başüstüne konulan her şeyin başta kadınlar olmak üzere bireyi yiyip yutuşundaki çaresizliğe, annelik denilen ve insanı içten içten tüketen o kutsal canavara, Shirley Jackson hikâyelerinden daha uygun bir çatı bulunamaz sanıyorum.

Türkçe’de Siren Yayınları tarafından yayımlanan Piyango ve Diğer Öyküler, Amerikalı yazarın çeşitli dergilerde basılmış yahut başka kitaplarda başka öykülerle yan yana durmuş hikâyelerinden oluşuyor. Sade dili, toplumsalın dinamiklerini öykü içine tane tane yansıtan gözlem gücü ve zamanında epey provokatif bulunan ürkütücü stiliyle Jackson’ın kurmacaları aile, kadın, çocuklar ve insan ilişkileri üstüne harikulade öyküler.

Tomris Uyar’ın derlediği, İletişim Yayınları‘nın 1983 yılında yayımladığı Amerikan Hikayeleri Antolojisi’nde Piyango öyküsüyle yer alan Jackson hakkında, bakın o zaman ne denmiş: "Hiziplerden uzak yaşadığı için zamanında ancak gerçek yazınseverlerin değerlendirdiği, ünsüz bir yazar. Sıcak, duygusallıktan uzak bir anlatımı var. Yazarın ürkütücü, olağanüstü olanı, gündelik yaşamın içine yerleştirmekteki başarısını hemen her derlemeye alınan Piyango adlı öyküde kolayca gözlemleyebiliriz."

Piyango, insanı sarsan bir öykü, evet. Ama kitapta yer alan Annemin Turtası Gibi adlı öykünün yeri sanırım bende ayrı.

Bir dönem cadılıkla suçlanan Jackson’ın gotik üslubuna kaptırınca kendisini insan, onun diğer kitaplarını okumadan duramıyor. Siren Yayınları’ndan yayımlanan diğer kitapları Biz Hep Şatoda Yaşadık ve Tepedeki Evi de mutlaka okuyun derim.

Ben bu ara Amazon’dan e-kitap formatında satın aldığım ve yazarın kendi hayatını anlattığı Life Among the Savages’ı okuyorum. Bu kitap da en yakın zamanda Türkçe’ye çevrilir, umuyorum.

Çantamda bu ay yer alan kitaplardan bir diğeri Dale Carnegie’in Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak adlı efsane eseriydi.

Kitapçıların kepenklerini belirsiz bir süreliğine indirdiği bu dönemde ben kargo şirketlerinde çalışanların da evlerinde kalmaya hakkı olduğuna inanarak çevrimiçi sipariş vermeyi bıraktım.

Bunun yerine kütüphanemde gezintiye çıkıyor ya da bir süredir zaten yaptığım gibi e-kitap okuyorum.

İşte bu kitaplık gezintilerimden birinde yeniden okumaya karar verdiğim bir kitaptı Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak.

Dünyanın her ülkesinde milyonlarca satmış bu kitaba belki de bugünlerde tekrar tekrar dönmenin tam zamanıydı. Öyle ya, hiçbir şey tesadüf değil.

"Dünyada bir eşin daha yok, üzüldüğün şeye dön bir bak ve gözyaşlarına, endişene, korkuna ne kadar da değmeyeceğini anla," diyen kitabın ilk yayım tarihi 1948 olsa da önerileri gayet tazecik.

Sürekli dışarıdan bir şeyler sipariş etmek yerine mutfakta neler olduğuna göz atmanızı, stokları yazmanızı, kitaplık gezintilerinin benzerini kiler için de yapmanızı tavsiye eder, herkese sağlıklı ve sabırlı günler dilerim.


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın