TANRI'NIN KRALLIĞI İÇİNİZDEDİR

Aynur Kulak

"Yeryüzünde kendinize hazineler biriktirmeyin. Burada güve ve pas onları yiyip bitirir, hırsızlar da girip çalarlar. Bunun yerine kendinize gökte hazineler biriktirin. Orada ne güve ne pas onları yiyip bitirir, Ne de hırsızlar girip çalar. Hazineniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacak." 

(Matta, 6: 19-21)

Bir roman sizi hiç tahmin etmediğiniz yerlere götürebilir. Romanın peşine öyle bir düşersiniz ki, sadece ismi bile sizi kutsal bir kitapla buluşturabilir. Yukarıda bir alıntı yaptığım Matta İncil’i ile mesela. Hatta sadece alıntılamakla kalmaz, bir cümleye takılıp o cümlenin peşinden gidebilirsiniz. “Bunun yerine gökte hazinler biriktirin.” Ne demek istiyor acaba? Kast ettiği şey tam olarak ne? Bildiğimiz gökyüzü mü kast edilen, yoksa bildiğimizin çok ötesinde bir şeyleri mi işaret etmekte bu söz?

Tanrı’nın Krallığı romanı için yazacağım ilk şey; "Beni alıp götürdüğü ve yaşattığı şeylere inanamayacaksınız," olacak! 29 Kasım 1485’ten, 26 Aralık 1485’e, bir aylık zaman diliminde geçen, merak etmekten asla vazgeçmeyeceğimiz bir döneme ışınlandığımız romanda en küçük ayrıntıların bile büyük bir önemi var. Romanın başlangıç tarihi 29 Kasım, yılın 333’üncü gününe tekabül ederken, romanın bitiş tarihi olan 26 Aralık, Noel tarih aralığı içerisinde yerini almakta. Alpay Asar tarafından kaleme alınan Tanrı’nın Krallığı, bizi 1400’lü yılların son çeyreğine ve 1485 yılının 28 günü içerisine götürmesine rağmen, roman bittiğinde aslında hiçbir “zamana” sığdıramayacağınız “zamanı” tamamıyla kapsadığınız duygusuna kapılıyorsunuz. Ayasofya Camii’inde başlayan ve yine İstanbul’da son bulan, başımızı döndürecek bir heyecan içinde okuyacağımızdan habersiz bir şekilde başladığımız romanın tamamını kapsayan ince ayrıntılar yazmakla bitmez. Kopya vermemeye gayret ederek devam edeceğim. 

İstanbul’dan Roma’ya, oradan Vatikan’a uzanan, çok mekânlı, çok karakterli bir dönem romanı olan Tanrı’nın Krallığı’nda kutsal kitaplarda yerini bulan kardeşlik, özellikle de Matta İncil’inde değinilen kardeşlik gizi etrafında kadim Musevilik kardeşliğine ve sırlarına doğru giden bir serüvenin orta yerinde buluyoruz kendimizi. Roman için bir yolculuk diyebiliriz aslında. Hatta görünür manada, fiziksel olarak birçok karakterin, mekanın, olayın anlatıldığı, hepsinin birbiriyle bağlantılı olduğu, birbirinin içine geçtiği roman boyunca asıl olarak içsel bir yolculuğun atmosferi ile sarıp sarmalanıyoruz. Sanki o mekanlarda siz dolanıyor ve tüm gizleri çözmeye çalışıyorsunuz. Hikâyenin ritmi, hayal gücünüzün ritmini öyle bir yakalıyor ki hikâyenin bütününden bir an bile kopmamacasına, nefes nefese kalarak okuyor ve bitmesini istemiyorsunuz. Çünkü hikâye "Tanrı’nın Krallığı II" olsa hemen ona başlayacağınız bir yerde bitiyor.

Tabii ki romanın nasıl bittiğini söylemeyeceğim. Siz romanı okuyacaksınız zaten. Osmanlı Hanedanlığı’nın görkemli günlerinin başlaması adına Bizans’ın yıkıldığı, yıkılan bir imparatorluğun yaşayan önemli kişilerinin, ülkeyi yönetenlerin, din adamlarının, tüccarların, askerlerin Roma’ya, Vatikan’a kadar çekildiği, sığındığı bir dönemde gerçeklerin su yüzüne çıkması ve hesapların kapanması kurgusu üzerine kurulan romanın nefes kesici tarafı, oluşan gerilimi her iki tarafın karşı karşıya gelebileceği bir savaş atmosferi (halihazırda savaşların yapıldığı bir dönemde olunmasına rağmen) üzerinden değil de sanki hiç aydınlanmayacakmış gibi duran gizemler, sorulan sorular ve merak edilen cevaplar üzerinden vermiş olması.  

Bu aşamada yazının başındaki alıntıya ve altına yazdığım paragraftaki sorulara döneceğim. Tanrı’nın Krallığı, daha ilk cümlesinden ve olay örgüsünden de anlayacağımız üzere, içinde birçok giz barındıran bir roman. Görünürde olanın dışında görünmeyenin, perde arkasında kalmış meselelerin, artık bulunmasının zamanı gelmiş gerçek hikâyenin peşine düşülen roman İsa’nın şu sözünü de bize hatırlatıyor.

Tanrı’nın krallığı içinizdedir.”

Epsilon Yayınları tarafından yayımlanan ve Alpay Asar’ın beşinci romanı olan Tanrı’nın Krallığı, gizemlerle dolu bir dönemi anlatan epik kurgu yapısı ile gözden kaçmaması gereken bir roman!

Satın almak için tıklayınız.


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın