BİBLİYOTERAPİ İLE RUHU TAMİR ETMENİN YOLLARI

Bibliyoterapi sözcüğünü belki de ilk kez şimdi duyuyorsunuz. Yine de bu yöntemden faydalanmış olma ihtimaliniz hayli yüksek. Belki yalnız geçen çocukluk günlerinizde kitaplara sarıldığınızda, belki ilk aşk acınızı kurgusal aşk hikâyeleri ile avuttuğunuzda ya da gerçekte hiç var olmamış birinin başından geçenlerin hayata dair kavrayışınızı güçlendirdiğini hissettiğinizde... İşte bu yaşadığınızın bir adı var: Bibliyoterapi.

Bibliyoterapi doğru zamanda, doğru kitabın doğru kişiyle buluşması olarak tanımlanabilir ve üç temel bileşenden oluşur: Özdeşim ve yansıtma, arınma, içgörü ve bütünleşme. Üstelik bu yöntemin tarihi de sanılanın aksine, çok daha gerilere gider. Antik Yunan şehirlerinden olan Teb'deki kütüphanenin girişinde "İnsan Ruhunun İyileştiği Yer" yazmaktadır. Peki, bibliyoterapi bize nasıl fayda sağlar ve ruhumuzu nasıl tamir edebilir? Hemen sorularımızın cevaplarını bulmaya çalışalım:

  • Bibliyoterapi, bize yalnız olmadığımızı hissettirir. Bir zorlukla mücadele ederken, aşk acısı çekerken ya da sevdiğimiz birini yitirdiğimizde, bunun dünya yüzündeki milyarlarca insan içinde yalnızca bizim başımıza geldiği fikrine kapılabiliriz. Oysa bizden önce de insanlar zorluklarla mücadele etmiş, aşk acısı çekmiş ya da sevdiklerini kaybetmiştir. Okumak bize yaşadığımız sorunun yalnızca bize özgü olmadığını hatırlatır ve yalnızlık duygumuzu hafifletir.
  • Bibliyoterapi, hayata ve olaylara bakış açımızı genişletir. Böylelikle hayatımızı yeniden yorumlama imkânı da bulmuş oluruz. Aslında insanoğlunun hayatı yeniden yorumlamak için hikâyelere başvurması neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanoğlu henüz mağaralarda yaşarken bile dışarıda başından geçenleri hikâyeleştirerek diğerlerine aktarmış, mağara duvarlarına nakşetmiştir. Antik Yunan şehir devletlerinde ise açıkhava tiyatrolarında izledikleri trajedilerle karakterlerin yaptığı dramatik hatalar üzerine düşünmüş ve bu sayede kendi kararlarının olası sonuçlarını daha iyi kavramışlardır. Bu prensip, bugün sadece trajediler değil, romanlar ve öyküler için de geçerlidir.
  • Bibliyoterapinin bir faydası da stresle başa çıkma konusunda insana sağladığı destektir. Salt keyif için, kişisel tercihlerimiz doğrultusunda okumak, bize kendimizle baş başa geçirebileceğimiz bir zaman tanır ve zaman zaman hayatımızı ele geçiren stresle aramızda bir duvar inşa etmemize yardımcı olur.
  • Bibliyoterapi, hayatımızdaki sorunlara yeni çözümler geliştirmemize yardımcı olur. "Akıl akıldan üstündür," lafını muhakkak duymuşsunuzdur. Okumak bize kendimizinkinden üstün olmasa bile, başka akıllarla karşılaşma fırsatı tanır, bizimkilere benzer sorunlar için üretilen alternatif çözümleri fark etmemizi sağlar.
  • Kimi zamansa sıkıntımızın net, somut bir kaynağı yoktur. Bize ne olduğunu, neden böyle hissettiğimizi anlamakta zorlanırız ve bu karmaşık duygu yumağının içinden çıkmanın bir yolunu bulamaz, debelenip dururuz. Böyle anlarda, okumak bize yepyeni bir dünyanın kapısını aralar, bizi dünyevi ruh halimizden koparır ve bambaşka maceraların koynuna atar. Okuyarak geçirdiğimiz bir saatin sonunda, derdimiz bir çözüme ulaşmamıştır belki ama üzerimizdeki yükü biraz olsun hafiflemiştir hiç değilse!

İnsan ilişkilerinin bir nevi askıya alındığı, insanoğlunun yalnızlıkla sınandığı, ruh halimizi zorlayan şu günlerde bırakın, kitaplar tedaviniz olsun! Şimdiden iyi okumalar!


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın