KAMUSAL KAOS

Ziyaretçi

Yankı Enki

yankienki@yahoo.com

Devlet, sistem, düzen aslında toplumsal ve bireysel hayatın “aydınlık” bir şekilde sürebilmesi için gerekli olduğu düşünülen kavramlar; özellikle de 18. yüzyıldan beri, ama bu yüzyıl tam da karanlıkla ilgili ya da karanlıkta kalan veya bırakılan anlatıların aydınlığa daha güçlü bir şekilde sızdığı ve gölgeler meydana getirmeye başladığı bir dönem. Modern kültür, oluşturmaya çalıştığı düzen ve istikrarın sınırlarını, ancak bir şeyleri dışlayıp ötekileştirdikten, ezip çiğnedikten ya da ortadan kaldırdıktan sonra netleştirebildiği için, nihayetinde ortaya çıkan aydınlığın arkasında güçlü, tehditkâr, her an geri dönüp hesap sorabilecek, tekinsiz bir karanlık yatıyor. Bu karanlık kimi zaman bir gotik eserde çıkıyor karşımıza, kimi zaman bir bilimkurgu romanında, bazen de satır araları kuvvetli bir polisiyede. Sıklıkla 18. ve 19. yüzyıl spekülatif eserlerinde karşılaştığımız bu durumun, modern devlet ve bürokrasinin dallanıp budaklanmasıyla birlikte 20. yüzyıl edebiyatıyla başlayıp günümüze kadar uzanan bir gelenek haline gelen, sağlam bir damarı olduğu da aşikâr, ki biz ona kısaca “Kafkaesk” diyoruz. 

Daha önce Türkçede Yeraltından Gevezelikler adlı eseri de yayımlanan İrlandalı yazar Máirtín Ó Cadhain’in Berrak Göçer çevirisiyle okuduğumuz Anahtar başlıklı kısa romanı da tam anlamıyla “Kafkaesk” bir anlatıya sahip. Kamu hizmetinin bir memur üzerinde yarattığı baskıyı, düzenin içindeki akılalmazlığı, akılcılığın içindeki çılgınlığı ustalıkla, sanki büyük bir resmin en önemli kesitini sunarmışçasına, az ama öz bir hikâyeyle ortaya koyuyor yazar. 

“Tuğla gibi” tabirini kalın kitaplar için kullanırız, ama bu kitap ince olmasına rağmen bir “tuğla”; büyük bir yapının -bürokrasinin- ufak ve önemsiz bir parçasının -bir evrak memurunun- yaşadığı kâbusu -bir evrak odasında dosyalar arasında aç ve susuz halde kilitli kalışını- en ince ayrıntısına kadar bir romana konu ettiği için, duvardaki bir tuğlayı çektiğinizde neler olduğunu gösterdiği için, devlet dairesinin tuğlalardan oluşan bir bina olmadığını gösterdiği için… Ayrıca içindeki evrakın da hayaletler gibi cirit attığını, içeride yarı ölü yarı canlı, ayrı bir dünyanın var olduğunu, kamu hizmetindeki memurun da adeta yaşayan bir ölü olduğunu gösterdiği için: “Evrak memurları hayaletlere gözü kapalı inanıyordu; yıllar önce yok edilen, katledilen ya da atılan hayalet etiketlerin, dosyaların, hatta andıçların görüldüğü oluyordu. Hayalet dosyaların, hayalet etiketlerin bazı yerlere özellikle daha fazla dadandığı söylenirdi ve evrak memurları buralardan uzak dururdu.”

Máirtín Ó Cadhain’in Kafkaesk öyküsünün kahramanının adı J. Yukarıda belirttiğimiz gibi bir evrak memuru. Kamusal kaosun, bürokrasi kâbusunun masum kurbanı. “Kağıttan bir anıtmezara hapsolmuş bir solucan.” Bir hiyerarşi girdabının alıp romanın sonuna kadar hızla en dibe sürüklediği biri. “Etiket yoksa dosyalar olamaz, dosya yoksa memurlar olamaz, memur yoksa rütbe hiyerarşisi olamaz, rütbe hiyerarşisi yoksa daireler olamaz, daire yoksa bölümler olamaz, bölüm yoksa kamu hizmeti olamaz,  kamu hizmeti yoksa sekreterler olamaz, sekreter yoksa bakanlar olamaz, bakan yoksa hükümet olamaz, hükümet yoksa devlet olamaz.” İşte düzenden ibaret bu kamusal kaos, kahramanımız J.’nin elinde kalan kırık bir anahtarın, içinde dönmeye çalıştığı ama açamadığı bir kilitle sembolize ediliyor. Kapalı kaldığı odadan çıkamıyor J. Anahtarını yiyen, öğüten ve işlevsiz hale getiren bir sistem bu. Kapılar açmaktansa kapayan, kolaylaştırmaktansa zorlaştıran, anahtar deliğinden bakıldığında dışarıyı göstermeyen, içeride kilitli kalanın kurtuluşunun yine bürokrasinin elinde olduğu, kısır döngüye mahkum, kapalı devre bir sistem. Bir hapishane, bir bataklık…

Anahtar, prosedürlerle dolu bir dünyanın karabasan gibi çöktüğü bir günün; kamu hizmetinde sıradan bir günün öyküsünü anlatıyor. İnsanın üzerine örülmüş tuğlalarla dolu bir yapının, tek bir tuğlasının öyküsü…

Satın almak için tıklayınız.


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın