KÜÇÜK KADINLAR'DAN ÖĞRENDİKLERİMİZ

Louisa May Alcott imzalı Küçük Kadınlar çocukluktan yetişkinliğe adım attığımız yıllarda hemen hepimizin hayatına dokunmuş ve bir ölçüde yön vermiş bir romandır. Ağırbaşlı, sorumluluk sahibi Meg, ailenin erkek Fatma'sı, sanatçı ruhlu Jo, içine kapalı, çekingen Beth ve biraz şımarık, yaşama sevinci dolu Amy... March ailesinin dört kızından biri muhakkak yakın gelmiştir ruhunuza. Sinemanın da oldukça ilgi gösterdiği bu harika roman önümüzdeki günlerde ünlü oyuncu ve yönetmen Greta Gerwig'in yönetmenliğinde; başrollerinde Emma Watson, Saoirse Ronan, Eliza Scanlen ve Florence Pugh'ın rol aldığı bir uyarlamayla karşımıza çıkacak. Bu vesileyle Küçük Kadınlar'dan öğrendiklerimizi hatırlayalım dedik.

Veren el alan elden üstündür.

Küçük Kadınlar'ın daha en başında verdiği mesajlardan biridir bu. March ailesi yoksuldur, babaları savaştadır. Noel'de kimseden hediye alamayacaklarını düşünerek hayıflanırlar. Yine de içlerindeki sesi dinler ve zaten ufak birer meblağ olan harçlıklarından ayırdıkları parayı birleştirerek ailesini ayakta tutmaya çalışan cefakâr annelerine ortak bir hediye alırlar.

Kıskançlığa kapılmamak gerek, çünkü kıskançlığın sonu yoktur.

Az evvel de söylediğimiz gibi, March ailesi yoksul bir ailedir. Doğrusu yoksulluklarından da pek gocunmaz, yine de hallerine şükrederler. Ailenin en küçüğü Amy hariç... Onun gözü oldum olası yükseklerdedir. Yeni ve süslü kıyafetler, Avrupa ülkelerine yapılan geziler, gösterişli partiler hayallerini süsler. Fakat hikâye boyunca Amy de bencil ve küçümseyici karakterinden yavaş yavaş sıyrılır, nelere sahip olursa olsun ondan iyi durumda birileri olabileceğini ve kıskançlığın sonunun gelmeyeceğini anlar ve sahip oldukları için şükran duymayı öğrenir.

Aslolan ruh güzelliğidir.

March ailesinin kızları güzeldir, hepsinin de kendine has bir güzelliği vardır. Bir baloya davet edilince güzelliklerini sergileme imkanı bulurlar. Partiye gitmek için en güzel giysilerini giyer, saçlarını bigudilerle sarar, süslenip püslenirler. Fakat kötü ruhlu zengin kızları onların bu mütevazı güzelliğini hazmedemez ve Meg hakkında ileri geri konuşmaya başlarlar. Zira onların kötü ruhunu güzelleştirebilecek ne bir elbise vardır ne de bir makyaj malzemesi.

Hayat kin tutmak için çok kısadır.

March ailesi kızlarından birbirine en uzak uçlarda yer alanlar Jo ve Amy'dir. Haliyle en çok da onlar tartışır, onlar sürtüşür. Amy de ablaları Meg ve Jo ile baloya gitmek ister ancak ablaları onu yanlarında götürmezler. Bu durum Amy'yi o kadar öfkelendirir ki hıncını Jo'nun üzerinde çalıştığı hikayenin el yazması tek taslağından çıkarır ve kağıtları ateşe verir. Bu durum Jo ve Amy arasında süregiden, ciddi bir küskünlüğe de sebebiyet verir. Fakat Amy buz tutmuş gölün içine düşüp donma tehlikesi geçirince onu kurtaran da yine Jo olur. Zira hayat kin tutmak için çok kısadır.

Eğlenmek için yalnızca eğlenmeyi bilmek gerekir.

March ailesi kızlarının yaşadığı yıllarda eğlence imkanları da bugüne göre oldukça kısıtlıdır. Bırakın interneti ya da televizyonu, radyo dahi yoktur. Kızların maddi durumu o dönemin en popüler eğlenme yolu olan partilere katılmasına da sıklıkla engel olur. Fakat March ailesi kızları tüm imkanlardan bağımsız olarak eğlenmeyi bilirler. Kendi aralarında tiyatro oyunları düzenlerler, kendi yazdıkları yazılardan oluşan gazeteler yayımlarlar.

Genç kadınlar kendi hayatlarının sorumluluğunu almalıdır.

March ailesinin kızları, en aklı havadaları olan Amy bile akranlarına göre son derece sorumluluk sahibi çocuklardır. Kızların en büyükleri olan 16 yaşındaki Meg ve 15 yaşındaki Jo ailenin ekonomisine katkıda dahi bulunurlar. Kızların ev işleriyle meşgul olup iyi bir evlilikten ötesini umamadıkları bir çağda oldukça sıradışı bir durumdur bu. Fakat babaları savaşa gidince anneleriyle baş başa kalan kızlar bir kadının kendi hayatının sorumluluğunu almasının ne denli önemli olduğunu anlamıştır elbette.

Aile her şeyden önce gelir.

Bireyselliğin hiç olmadığı kadar yüceltildiği çağımızda pek çok değer gibi aile de kurumu da gittikçe zayıflıyor. Fakat March ailesinin birbirine bağlılığı ise hepimize ailenin önemini hatırlatacak cinstendir. March ailesi her bireyiyle birbirine bağlı bir ailedir, öyle ki huysuzluğuyla ünlü March Hala bile bundan ayrı tutulmamıştır.  Fakat ailenin maddi yükünü hafifletmek adına kızlardan birini yanına almayı teklif ettiğinde March Hala bile nazikçe reddedilmiştir. Çünkü March ailesinin en büyük zenginliği şartlar ne olursa olsun bir arada olmaktır.

Satın almak için tıklayınız.


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın