ATA TUNCER: AMENNA BULVARI ÖTEKİLERİN ROMANI

Adalet Çavdar

adaletcavdar@gmail.com

DeliDolu Yayınları tarafından yayınlanan Amenna Bulvarı günümüzün genç ve yeni yazarlarından Ata Tuncer’in ilk romanı. Amenna Bulvarı aslında ara sıra yolumuzun düştüğü bir mahalleden bahsediyor hepimize. Hani şu araçla bile geçsek bir tedirgin olduğumuz ama herkesin en çok kendisine zarar verdiği, her şehirde en az bir tane olan mahallelerin birinden. 1988 doğumlu Ata Tuncer 2012 yılında İzmir’den İstanbul’a taşınıyor ve yazdıklarından anladığımız o ki etrafı seyretmeye ve seyrettiklerini renklendirmeye başlıyor. Amenna Bulvarı’nın kahramanları kendilerini renklerle adlandırmaya karar veriyor. Roman artık herkesin bir bütün ama aynı zamanda herkesin bir o kadar ayrı olduğu pek çok farklı ötekinin, azınlığın bir arada yaşadığı bir mahalleyi anlatıyor. Bu anlatı Tuncer’in şiire olan ilgisi ile bütünleşiyor. Roman şairane ve ritmik bir dille yazılıyor. 

Ata Tuncer ile Amenna Bulvarı’nın nasıl ortaya çıktığını ve bu mahallenin bizim için ne ifade ettiğini konuştuk. 

İlk romanı yayınlanan yazarlara klasik bir soru olarak sorulur, ne kadar zamandır Amenna Bulvarı’nı yazmak aklınızda var ve roman ne kadar süre içerisinde yayınlandı?

Önce köşe başlarında dikilen, kavga gürültü sesleri duyulan, akşam akşam pencere açıp vukuatlarını izlediğim “sokak sakinleri” girdi şiirlerime, sonra hemen her gün önünden geçtiğim parkı, jantçısı, adakçısı hikâyelerime dâhil olmaya başladı. Kendimi notlar alırken bulduğum yabancı sokaklar ve evimin yolları başka başka metinlere sokuldu zamanla. Sokaklar birbirini tamamladı kenti tanıdıkça. Geçtiğimiz yıla kadar Amenna Bulvarı’nın yazımı devam etti.

Daha önce yazdığınız bir tiyatro oyunu (Kraliçe Gece) ve bir şiir kitabınız (İlk Cinayeti Şiir İşledi) yayınlanmış. Bu defa 2017’de altKitap Öykü Yarışması’nı kazanan öykünüz Amenna Bulvarı roman olarak elimizde. Bu romanın otobiyografik bir yanının olup olmadığını sormak istiyorum.  

altKitap Öykü Yarışması’nı kazanan Amenna Bulvarı öyküsü, bu romanın içinde bir bölüm, bir öykü olarak yer alıyor. Romanın merkezinde, lokomotif öykülerden biri… Zamanla hikâyeler art arda gelerek bu romanı oluşturdu.

Fotoğraf: Deniz Ezgi Sürek

2014 yılında yayımlanan İlk Cinayeti Şiir İşledi adlı şiir kitabımda, şimdi Amenna Bulvarı’nda hikâyeleri anlatılan Kırmızı’nın, Sado Sedat’ın, Fatoş’un ve başka karakterlerin şiirleri yer alıyor. Yine Alaturka Meydanı, Pamuk Sokak, Sardunya Meyhanesi gibi Amenna Bulvarı’ndaki mekânlar da şiirlerde var. 2017 yılında yayımlanan tiyatro oyunum Kraliçe Gece yine Amenna Bulvarı’nda yaşayan bir karakter. Romanda da bir görünüp kayboluyor hemen. Asıl hikâyesi “sahneye çıktığı” tiyatro oyununda anlatılıyor. Demlene demlene, hem romanın içindeki bölümlere hem de diğer kitaplara yayılan bir “seri” hikâye aslında bu örgülü metinler…

Yaşadığım muhit, tanışık olduğum insanlar, tabii teneffüs etti hikâyelere… İstanbul’a yerleştiğim zamandan bu yana aynı semtte, az önce bahsettiğim aynı dairede yaşıyorum. İlk taşındığımda cadde karşısında tek başına duran, yaşadığım apartmanın iki yanına ve tam önüne yeni binalar yapıldı. Sokağı pencereden izlemek artık imkânsız ama Amenna Bulvarı’nın hikâyesi hâlâ devam ediyor.

Amenna Bulvarı ötekilerin romanı. Bu öteki kavramı ve içine aldıkları git gide toplumsal uçurumu da ortaya koyuyor. Kentin içinde oldukça gizli saklı amma velakin yer kaplayan bir kalabalıktan bahsediyoruz. Sizi onları anlatmaya iten şey ne idi?

Romanın anlatıcısı Yeşilli, tüm karakterlerin birbirine değe dokuna ilmeklenen örgülü hikâyesini anlatıyor. Ama en baştan söylüyor şunu: Bu anlatılanlar bulvarın hikâyesi… Öteki İstanbul’un, öteki kaldırım ve tabelaların, öteki aşkların hikâyesi… Dışta, dışarıda kalanların hikâyesi… Merkezden itilerek uzaklaştırılmış, bir köşede “öbekleşmiş” bir grup insan, zamanla, adeta başka bir merkez oluşturacak denli büyümüş bulvarda. LGBT+ bireyler, sokak insanları, bıçkınlar, kabadayılar… 

Bu denli toplumsal kutuplaşmanın, linç kültürünün, sevmeme refleksinin yükseldiği öfkeli bir dönemde, kendini “öteki” görmeyen… Görmek zorunda kalmamış biri var mı merak ediyorum.  Öyle bir zamandan geçiyoruz ki öteki kim, azınlık kim belli değil. Etrafımıza baktığımızda, “benim gibi” diyebileceğimiz başka başka kalabalıklar var. O zaman bu yalnızlık niye? Bu kalabalıkları tanımak istedim. Romanın anlatıcısı Yeşilli daha açılış bölümünde şöyle selamlıyor okuyucuyu: “Onların dili benim dilim. Biz, tek bir sesiz ve hâlâ kimsesiziz.” Birbirinden bağımsız “ötekilerin” tek bir seste nasıl ruh bulacağını düşünmek Amenna Bulvarı’nın çatısını oluşturdu. Sonra da karakterler birbirine sokuldu. 

Sarı, Kırmızı, Yeşilli… Romanın ana karakterlerini renkler üzerinden isimlendirmeyi tercih etmişsiniz. Yan karakterler ise lakapları ve kendilerine uygun görülen isimlerin hikâyeleriyle dolaşıyorlar bulvarda. Bu renklerin kodları, nedenleri var mıdır? Toplumsal olarak simgeledikleri şeyler nelerdir? 

Bulvarda, yedi renk, yedi karakter var. Sokakların rengi… Birbirinden ayrı düşen, kesişen karakterler... Her öykünün, bölümün başında da birer renk skalası bulunuyor. Bir tabloya, film karesine bakar gibi, her skalada, o öyküde hangi “renkleri”, karakterleri göreceğimizi öğreniyoruz.

Yeşilli, bir orman mühendisinin sokağı terk etmesine neden olmuş örneğin. Sonra âşık olduğu kıza kendini beğendirmek için saçlarını yeşile boyamaya başlamış. Beton grisi mahalledeki “yeşil” o… Sarı, önceleri mavi ruj sürdüğü için “Mavi” ismiyle anılan bir adam... Yaşadığı trajedilerden sonra Sarı’ya dönüşmüş.

Renkler, bulvara yayılan birer duygu oluyor kimi zaman. Bazen de hikâyenin örgüsü gereği kaçamadığı bir nam, damga… Kimliklerinin bir parçası… Hepsinin bir araya geldiği trajik an ise yeni bir başlangıcın müjdecisi romanda…

Amenna Bulvarı’nın temel konularından biri kentsel dönüşüm. Ki bu dönüşüm sizin de romanınızda yer aldığı üzere sadece kenti değil, kentin ekonomisini, yaşayış biçimini ve insanları da değiştirdi. 30’lu yaşlarında bizler bile artık “Hiçbir şey eskisi gibi değil,” derken buluyoruz kendimizi. Bu değişim, bu hız sizin için ne demek?

Ortak bellek, kültür hafızası eriyor. Her yer şantiye, toz toprak, köstebek yuvaları arasında yaşıyoruz. Romanda da işlenen durum bu aslında… Hafızasını kaybeden birer anlatıcıyız. Ve öykülerimizi bu kaygan sokaklar üzerinde düşe kalka anlatıyoruz. Çocukluk anılarımızı sığdırdığımız yer de burası… Roman düzleminde, bu bulvar…

Okur, kişisel tecrübeleriyle Balat’a ya da Tarlabaşı’na… Bir yerlere benzetebilir, benzetmeyebilir. Belki sarhoşken gerçekten geçtiğin ve tabelasının bile okunmadığı hayal mayal bir yer Amenna Bulvarı. Hayalle gerçek arasında bir suç mahalli… Ama şu var ki artık her yer Amenna Bulvarı’na benziyor.

Fotoğraf: Deniz Ezgi Sürek

Romanı okurken aklımı çelen bir diğer mesele ise Amenna Bulvarı ve etrafındaki sakinlerin pek çoğunun sınavlarının aşk olması ilgi çekici. Aşk insanı göklere çıkaran, alaşağı eden kocaman bir varlık. Bence bir varlık aşk, bir duygudan ziyade onun ayağımıza dolaşan bir canlı olduğuna inanırım. Aşkları gerçek Amenna Bulvarı’nın bu zamanlarda olmadığı kadar gerçek ve acı…

Ölümcül aşklar… Eğer “aşk”, bahsettiğimiz gibi bir varlık, “ayağımıza dolaşan bir canlı” olsaydı bulvarda, bu denli birbirinden ayrı görünen karakterler ya bir kereliğine de olsa yan yana gelir, el birliğiyle o aşkı öldürürlerdi. Ya da drift atan bir arabanın altında kalırdı, o aşk, bir sokak hayvanı gibi… Ama yine o insanlar toplanır aşk için yas da tutarlardı, ağıt da yakalardı. Bulvarda anlatılan işte bu döngüsel aşk aslında. Uğruna ölünen, öldürülen… Yası tutulan… Korumaya çalıştıkça kaptırılan, zarar vermek isterken kanatan… Hemen hemen tüm karakterlerin tutkulu bir aşkla etrafında döndüğü aşk asıl dost ve düşmanları… Bu yüzden, bu karakterlerin hiçbiri yatağında rahat uyuyamıyor. Bu yüzden sırtlarını verdikleri kaldırımlarda kâbuslarıyla yüzleşiyorlar. Gerçek ve acı, evet. Keşke bu kadar olmasaydı. 

Bu gerçekliğin ve acının içerisinde üçüncü sayfa haberlerine benzer şiddet sahneleri de var. Amenna Bulvarı için ne demek aşk, ne öğrenir, nasıl büyütürler onu?

Sarı, sevdiği adamın intikamını almak istiyor ama bunu yaptığında Amenna Bulvarı’nı sahiplenmek zorunda kalıyor. Geçirdiği kaza öncesinde, Süreyya Operası’nda, Prens Siegfried’i canlandırmış balet Dünya, kollarını kaybetmiş bir araba kazasında. Aynı kazada hayatını kaybetmiş ablasının kollarından ölçeklendirilmiş birer protez kol istiyor; yine dans etmek istiyor. Trajedinin üzerine yürümek aşk… Tutkunu olduğu aşktan inatla vazgeçmemek… En azından bulvar insanları için böyle. Bir yarayı aşındırmak, kazımak, jilet atmak… Başkasından çok kendinde bulmak cezayı da, sevgiyi de. Tutkulu bir özyıkım… Tutkulu aşk… Sanki üçüncü sayfa haberlerinin temelinde de bu yatıyor.

Üçüncü sayfa haberlerini anıştıran olayların yanı sıra… Edebi göndermeler, filizlenmelerle de büyüdü Amenna BulvarıAğır Roman, Benim Adım Kırmızı, Sisler Bulvarı, Sezen Aksu şarkıları, dizi-filmlerden göndermeler adım adım okuyucuya eşlik ediyor. Zaman zaman açıktan bahsederek, bazen küçük bilmecelerle… Romanı yazarken bana eşlik ettikleri gibi… Sanırım üçüncü sayfa haberlerinden çok kitaplığımdaki yazarlarla, müzik çalarımdaki müzisyenlerle büyüttüm bu “aşk”ı.

Amenna Bulvarı bir roman olsa da dili şiire oldukça yakın. 318 sayfalık bir romanı yazarken bu kadar ritmik ve kafiyeli bir dili kurmak, yakalamak ve devam ettirmek zor olmadı mı? 

Bir kanal açıldı elimde. Şiirden beslenen, zaman zaman teatral tonlara bürünen… Göğüsten ele yol tutan bir kanal, anlatması zor. Bir müddet sonra bahsettiğiniz şekilde yazmamak olanaksız oldu benim için. Hatta zaman zaman bu dil, bu kafiye için yazdığımı da hissettim. Müziği duymak, müziği yazmak… Bu beni mutlu etti.

Başta bahsettiğimiz renk skalasının yanı sıra dinleme önerileri de bulunuyor bölüm başlarında. Her öyküye eşlik eden, ruhdaş, bazen öykülerde bahsedilen şarkılar… Ve bulvarda çalındığı, söylendiği varsayılan karakterlere özgü, özgün şarkı sözleri… 

Amenna Bulvarı’nın kıvrım kıvrım dolanıp Re Sokak’a, müziğe, şarkılara evrilmesi gelecek için daha umut verici hikâyelere yol açar umarım.

Satın almak için tıklayınız.



Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın